Kelimeler arşivinde; içinde "ferma" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ferma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ferma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ferma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FERMANTASYON
HÜKÜMFERMA
FERMANİYE, FERMANTER
FERMANLI
FERMANA, FERMANE, FERMANİ
FERMAN
FERMA
FERMA
Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi.
FERMANE
Kadınların giydiği üzeri işlemeli yelek.
FERMANTER
Biyoreaktör.
FERMANİ
Buyrukla, fermanla ilgili olan.
FERMANLI
Hükûmete karşı gelmek suçuyla aranan ve cezalandırılması için hakkında ferman çıkan (kimse). Kimseden korkusu olmayıp dilediği gibi davranan.
FERMAN
Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.
FERMANTASYON
Mayalanma.
FERMANİYE
Kadınların giydiği üzeri işlemeli yelek.
HÜKÜMFERMA
Hüküm süren.
FERMANA
Kadınların giydiği üzeri işlemeli yelek. Eteklik. Kuvvetsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde FERMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İZOASİT
Selülotik mikroorganizmaların gelişimi için gerekli olan, normal olarak işkembe fermantasyonu sonucunda oluşan izobütirik asit, izovalerik asit, 2-metil bütirik asit ve valerik asitlerin karışımı.
FERMUDE
Emir, buyruk, ferman. Emrolunmuş, buyurulmuş.
DEKSTRAN
Maya ve bakterilerde bulunan, D glikozdan meydana gelen, depo maddesi olarak bulunan ve bakteri kapsül yapısına giren, dallanmış polisakkarit grubundan bir madde. Maya ve bakterilerde bulunan glikoz polimeri depo polisakkarit. Sakkarozun Leuconostoc mesentoroides adlı bir bakteri tarafından fermantasyonu sonucu oluşan ve genellikle dolaşım şoku veye diğer kan kaybı durumlarında plazma hacmini artırmak için kullanılan kompleks bir polisakkarit.
EMİR
Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.
NİŞANCI
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.
MİKOPROTEİN
Fusarium gramineurum küfünün kullanımıyla fermantasyon sonucu elde edilen ve et yerine geçen veya et lezzeti vermek amacıyla kullanılan gıda.
YARLIK
Ferman.
BUYRULDU
Yazılı emir, ferman.
ŞLEMPE
Tanelerin, melasın fermantasyonuyla veya damıtma yoluyla alkolün alınmasından sonra geriye kalan çok sulu hâldeki lapa.
MAYALANMA
Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.
KOLİFORM
Esherichia coli'ye benzeyen, Esherichia coli biçiminde. Fermantasyon oluşturan, gram-negatif, çubuk biçiminde, Escherchia coli veya ona benzeyen, bağırsak bakteri grubu. Escherchia, Klepsiella, Enterobacter ve Citrobacter'leri içerisine alır.
DİVANİ
Divan kaleminden çıkan ferman, berat vb. belgelerde kullanılmış olan yazı.
TANZİMAT
İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı. Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.
MENŞUR
Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş. Prizma. Padişah tarafından verilen vezirlik ve benzerleri bir unvanı gösteren bir ferman türü. Tanınmış, ünlü. İsim yapmış, tanınmış. Meşhur. Arapça kökenli meşhur: Tanınmış, ünlü. Genellikle serdarlık, Kırım hanlığı, vezirlik, kazaskerlik, Eflak ve Buğdan voyvodalığı ve valilik gibi yüksek orunlara atananlar için çıkarılan padişah buyruğu. Dağıtılmış, yayılmış, neşrolunmuş. Eskiden padişahların verdiği vezirlik.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.
TEVKİ
Padişah fermanlarına çekilen tuğra. Bu tuğrayı taşıyan ferman.
BUYRUK
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.
KAİME
Buyruk, resmî kâğıt, ferman. Kâğıt para, kâğıt lira, kayme.
MUPİROSİN
Pseudomonas fluorescens'ten fermantasyon yoluyla elde edilen bir antibiyotik.
BUYURTU
Nızam? kanun, emir, ferman.