Kelimeler arşivinde; içinde "fasl" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fasl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fasl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fasl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FASLETMEK
FASLETME, FASLAMAK
FASLAK, FASLAM
FASLI, FASLA
FASL
FASL
(Divan edebiyatı terimi) Sebki mefsul yapma usulü.
FASLAM
Kibirli.
FASLI
Fas halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
FASLAK
Kaba, yobaz. Büyük parça. Ablak yüzlü kişi. Çok şişman ve kızıl renkli kişi. Sarnıç. Küçük musluk. Kör olmuş göz. Ceviz, bakla, fasulye gibi şeylerin sıcaktan içlerinin bozulması. Kabuğuyla pişmiş kabak.
FASLETME
Fasletmek işi.
FASLAMAK
Yanık nedeniyle cilt kabarmak.
FASLETMEK
Ayırmak, bölmek. Çözmek, sonuçlandırmak.
FASLA
Büyük parça. İri iri kesilmiş kabak dilimi. İri iri kesilmiş kabak dilimlerini suda haşlayarak yapılan yemek. Ablak yüzlü kişi. Kabak tatlısı. (Yalvaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde FASL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YARGUCU
Dava ve husumet fasleden hâkim.
PEŞREV
Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça. Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler. Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri.
ACILAMAK
Hırpalamak, hırpalıyarak sevmek: Çocuğu fasla acılama.
FESL
Fasıl. Arapça kökenli fasl: fasl.
TAKSİM
Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. İstanbul'un önemli yerlerinden biri, taksim meydanı İstanbul'un ve Türkiye'nin en meşhur meydanlarından biridir.
AYIRTLAMAK
Ayıklamak, seçmek, temizlemek. Seçmek, ayırıp çıkarmak. Fasletmek, halletmek, ayrrdetmek. Ayıklamak, temizlemek.