İçinde FABRİKA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "fabrika" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fabrika bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu fabrika ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fabrika olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FOTOFABRİKASYON

14 harfli kelimeler

PREFABRİKASYON

13 harfli kelimeler

FABRİKATÖRLÜK

12 harfli kelimeler

FABRİKACILIK

11 harfli kelimeler

FABRİKASYON

10 harfli kelimeler

FABRİKATÖR

9 harfli kelimeler

FABRİKACI

7 harfli kelimeler

FABRİKA

Bazı kelimelerin anlamları

FABRİKA

İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

FOTOFABRİKASYON

Bir yüzeye fotoğrafik olarak gelmiş istenmeyen metalin kimyasal aşındırma ile uzaklaştırılması ve yüzeyin istenen şekle getirilmesi.

PREFABRİKASYON

Ev, gemi vb. şeylerin önceden hazırlanmış bir plana göre, bir bütün olarak birleştirilmesi yöntemi.

FABRİKATÖR

Fabrikacı.

FABRİKACILIK

Fabrikacının yaptığı iş, fabrikatörlük.

FABRİKASYON

Fabrikada yapılarak tüketime hazır duruma getirilen (madde).

FABRİKACI

Fabrika sahibi veya fabrika işleten kimse, fabrikatör.

FABRİKATÖRLÜK

Fabrikacılık.

  -   -   -  

Anlamında FABRİKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FABRİKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÜRETİMLİK

Fabrika.

ÜRETİMEVİ

Fabrika.

SİBERNASYON

Güdüm biliminden yararlanarak özellikle fabrikalardaki üretimin bilgisayarlar yardımıyla denetimi.

İŞLETMECİ

Bir fabrikayı veya gelir getiren bir kuruluşu yöneten kimse. Yapımcıdan işletme hakkını alarak filmleri oynatanlara kiralayıp dağıtan kimse.

ÇEKİÇHANE

Demir fabrikalarında makine ile çalışan çok ağır çekiçlerin bulunduğu yer.

SANTRAL

Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika. Telefonların bağlı olduğu merkez. Santralci.

KANTİN

Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta.

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

DONATIM

Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.

MAKİNİST

Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse. Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta. Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi.

YATAKHANE

Okul, fabrika vb. yerlerde yatakların konulduğu yer. Yatılı okullarda, yurtlarda ve kışlada yatılan yer.

İMTİYAZ

Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık. Gedik. Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.

HUMBARAHANE

Humbara yapılmış olan fabrika, kumbarahane. Humbaracı yetiştirmek amacıyla 1739'da açılan ilk Türk askerî okullarından biri.

ÇELİKHANE

Çelik elde edilen fabrika.

KÖMÜRCÜ

Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi.

ORİJİNAL

Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

MANİFATURA

Fabrika yapımı her türlü kumaş, bez vb. dokuma.

KESENEK

Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.

ŞANTİYE

Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer. Gemi tezgâhı. İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri.