Kelimeler arşivinde; içinde "eğitme" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğitme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eğitme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğitme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EĞİTMENLİK
ÖTEĞİTMEK
SEĞİTMEK
EĞİTMEK, EĞİTMEN
EĞİTME
EĞİTME
Eğitmek işi, terbiye etme, oryantasyon.
EĞİTMEN
Eğitim işiyle uğraşan kimse. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.
ÖTEĞİTMEK
Öteye gitmek, uzaklaşmak.
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.
SEĞİTMEK
Koşmak. Dolaşmak.
EĞİTMENLİK
Eğitmenin işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞİTME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KORODİDASKALOS
Antik Yunan tiyatrosunda koro eğitmeni. Bu aynı zamanda o dönemin tiyatrosunda ozanlara verilen sandı. Ozanlar kendi şiirlerini güzel söylemesi için koroyu çalıştırırlardı.
GÜRENCİ
Hassa kuşbazlarının iki sınıfından, görevleri üleş zamanı İstanbul'a gelerek padişahın kuşhanesindeki av kuşlarını eğitmek olan biri; öteki sınıf için bk. götürücü.
LALA
Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.
ISLAHEVİ
Suç işleyen çocukları ıslah etmek, eğitmek ve topluma kazandırmak amacıyla açılmış kurum, ıslahhane.
TERBİYELEMEK
Eğitmek. Çeşitli katkı maddeleriyle yemeği lezzetli duruma getirmek.
ORYANTASYON
Yönlendirme. Eğitme. Uyumlanma.
SOSYALLEŞTİRMEK
Toplumsallaştırmak. Toplum kurallarına göre davranacak biçimde eğitmek.
EYİTMEN
Eğitmen, eğitici.
EĞİTEBİLMEK
Eğitme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EĞİTİLMEK
Eğitme işine konu olmak.
EĞİTİCİ
Eğitimi sağlayan, eğitmeye elverişli veya eğiten değerleri bulunan. Genellikle çocuk eğitimi ile uğraşan kimse.