İçinde EĞDİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eğdi" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğdi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eğdi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğdi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DEĞDİRİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DEĞDİRİLEBİLME

13 harfli kelimeler

DEĞDİREBİLMEK, DEĞDİRİVERMEK

12 harfli kelimeler

ERİKDEĞDİREN, EĞDİREBİLMEK, DEĞDİREBİLME, DEĞDİRİVERME

11 harfli kelimeler

EĞDİREBİLME, DEĞDİRİLMEK

10 harfli kelimeler

EĞDİLENMEK, DEĞDİRİLİŞ, DEĞDİRİLME

9 harfli kelimeler

TEĞDİRMEK, EĞDİRTMEK, EĞDİLEMEK, DEĞDİRMEK

8 harfli kelimeler

EĞDİRMEK, EĞDİRTME, DEĞDİRME, GÜNDEĞDİ, DEĞDİRİŞ

7 harfli kelimeler

EĞDİRME, EĞDİRİŞ

6 harfli kelimeler

SEĞDİM

4 harfli kelimeler

EĞDİ

Bazı kelimelerin anlamları

EĞDİ

Yüksek dallardaki meyveleri toplamaya yarayan çatal ağaç. Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç. Sakaların kullandıkları su omuzluğu. Peteklerden bal almakta kullanılan eğri uçlu demir araç. Kaşık, kepçe ve tabak yapmak için kullanılan ağız kısmı yarım ay biçiminde araç. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Kuzköy Akkuş Ordu). Ağaç, oymakta kullanılan oluklu âlet. Ucu eğri ağaç, gelberi.

DEĞDİRİVERMEK

Çabucak değdirmek.

EĞDİLENMEK

Zayıflamak, incelmek.

TEĞDİRMEK

Savmak, kaçırmak, ayağını kaydırmak : Teğdir şunu başından. Yerinden atmak, uzaklaştırmak.

DEĞDİRİLME

Değdirilmek işi.

DEĞDİRİLMEK

Değmesi sağlanmak.

DEĞDİRİLEBİLME

Değdirilebilmek işi.

EĞDİREBİLME

Eğdirebilmek işi.

DEĞDİREBİLMEK

Değdirme elinde olmak.

DEĞDİRİVERME

Değdirivermek işi.

DEĞDİREBİLME

Değdirebilmek işi.

ERİKDEĞDİREN

Ağustos böceği.

DEĞDİRİLEBİLMEK

Değdirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EĞDİRTMEK

Eğdirme işini yaptırmak.

DEĞDİRİLİŞ

Değdirilme işi.

EĞDİREBİLMEK

Eğdirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında EĞDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EĞDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SÜRMEK

Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DEĞİRMEK

Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak. Değdirmek, dokundurmak.

DEĞDİRİŞ

Değdirme işi.

MUFLA

Cisimleri, aleve değdirmeden ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. Porselen fırını.

NANİK

Başparmağı burna değdirip öteki parmakları açarak ve sallayarak yapılmış olan alay işareti.

ELEKTRİKLEMEK

Üzerinde elektrik gücü bulunmayan bir iletkene, elektrikli başka bir iletkeni yaklaştırmak veya değdirmek yoluyla elektrik gücü vermek. Etkilemek.

ELİMSENDE

Çocukların birbirine el değdirerek diğer arkadaşını ebe yapma amacıyla oynadıkları bir oyun.

TUTTURMAK

Tutmasını sağlamak. Takip etmek. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.

EĞDİRİŞ

Eğdirme işi.

KÖPRÜ

Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

ZORLAMAK

Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.

ÖPMEK

Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıya dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.

NET

Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. İyi duyulan (ses). Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi.

BULAMAK

Bir nesnenin her yanını bir şeye değdirerek üstünü onunla kaplamak, bir nesneyi başka bir maddeye batırmak.

DEĞDİRME

Değdirmek işi.

EĞDİRME

Eğdirmek işi.

İS

Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme.

GEZDİRMEK

Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak. Herhangi bir biçimde giydirmek. Sürterek, değdirerek hareket ettirmek. Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak.

NANİKLEMEK

Başparmağı burnun ucuna değdirip diğer parmakları sallayarak alay işareti yapmak.