İçinde EVSEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "evsel" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evsel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu evsel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evsel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÖREVSELCİLİK, İŞLEVSELCİLİK

10 harfli kelimeler

EVSELENMEĞ, EVSELLEMEK, GEVSELEMEK, KEVSELEMEK

9 harfli kelimeler

EVSELEMEK

8 harfli kelimeler

GÖREVSEL, İŞLEVSEL

5 harfli kelimeler

EVSEL

Bazı kelimelerin anlamları

EVSEL

Evcil. Efsel bahçeleri, Diyarbakır'da yer adı.

İŞLEVSEL

İşlevle ilgili, fonksiyonel.

KEVSELEMEK

Çiğner gibi yapmak, gevelemek.

EVSELLEMEK

Yeni terbiye edilmeye başlanan at rahvan yürümeyi öğrenmek.

İŞLEVSELCİLİK

Halkbilim olay ya da ürünlerinin, ilgili oldukları toplum düzenindeki işlevlerine göre incelenmesini öngören kuram. bk. işlev, işlevsel tümgeler. karşılığı doğalcılık, güççülük, koşutçuluk.

GEVSELEMEK

Hayvan, sevmediği ot ve samanı yemeyerek ağzında dolaştırıp çıkarmak.

EVSELENMEĞ

Yeni elbise buruşmak, ütüsü bozulmak.

EVSELEMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Toprağı inceltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. El ayası ile seçmek.

GÖREVSELCİLİK

İşlevcilik.

GÖREVSEL

Göreve ilişkin, görevle ilgili.

  -   -   -  

Anlamında EVSEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVSEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PATOLOJİ

Hastalıkla ilgili hücrelerdeki, dokulardaki ve organlardaki yapısal ve işlevsel değişikliklerin tanınması, araştırılması ve incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı.

POSTMODERNİZM

Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı. Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.

ÇİZENEK

Bir aygıtın ya da bir nesnenin yapısal ya da işlevsel niteliklerini ana çizgileriyle belirleyen çizim. Bir olgunun konaç dizgesi üzerinde resim ya da çizgilerle anlatımı. Belirli bir ölçeğe göre bir çokluğu göstermek için çizilmiş çizgi. İki değişken arasındaki bağıntıyı gösteren çizge. Bir iş ya da uygulamayı yönlendiren tasarım.

BESLENİ

Bir işlevsel dizgenin değişik alt düzenleri arasında sürekli iletişim yoluyla sürdürülen besleyici bilişim.

FONKSİYONEL

İşlevsel. Bir kimyasal fonksiyon ile ilgili.

NÖRON

Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi.

ÇÖP

Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası. Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi, gübür. Kalın keten lifinden yapılan ip. Evsel atık. Araba tekerleğindeki ipsitleri birbirine bağlayan parmak kalınlığındaki çivilerden herbiri. (Mudurnu Bolu).

HOLOENZİM

Apoenzim ve onun uygun kofaktör veya koenzimlerinin bağlanmasıyla oluşmuş işlevsel bir enzim.

İNSÜLİNOM

Pankreasta Langerhans adacıkları epitelinden gelişen iyicil ve işlevsel tümör, Langerhans adacıkları adenomu.

HEPATOSİT

Karaciğerin temel işlevsel parenkim hücresi.

HEPATOZİS

Karaciğer parenkiminin dejeneratif hastalığı. Karaciğerin herhangi bir işlevsel bozukluğu.

DOLANIL

Bir A yönleci için (...)X A işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç.

ÇÖZÜMLEME

Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

BULGU

Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

BELİRTİ

Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

FOTOSİSTEM

Fotosentetik hücrelerde, ışık absorbe eden pigmentlerin işlevsel bir seti ve onun tepki merkezi.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

KUTUPLULUK

Makromoleküllerin, hücrelerin, embriyoların, organların veya organizmaların bir ucunun morfolojik veya işlevsel olarak diğerinden farklı olması durumu. Polarite. Kimi toplumbilimcilere göre her karşıtlığın iki ucu arasında hem birbirlerine karşıt olma, hem de birbirlerini gereksinme biçiminde bağlılık bulunması.

AYRIŞTIRICI

Bir tümceyi, dilin biçimbilgisi, sözdizimi, gerekirse anlambilgisi kurallarına göre, basamak basamak işlevsel öğelerine ayırmak amacını güden bir algoritma ya da bilgisayar izlencesi.

AMPLİFİKASYON

Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Bir nükleik asit parçasının kopya sayısının in vitro veya konak hücre içinde fazla üretilerek artırılması. Mikroskopta görüş sahasının genişletilmesi. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi.