Kelimeler arşivinde; içinde "evlilik" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evlilik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu evlilik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evlilik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEKGÖREVLİLİK
GÖREVLİLİK
İÇEVLİLİK
EVLİLİK
EVLİLİK
Evli olma durumu.
GÖREVLİLİK
Görevli olma durumu, memurluk. Resmi iş.
İÇEVLİLİK
Evlenecek kimsenin, eşini, üyesi bulunduğu topluluğun içinden seçmesi kuralını temel alan evlilik düzeni. Bir toplumu oluşturan sınıf, kast ya da altkültür birimleriyle boylarda bireylerin, birtakım dinsel büyüsel ve geleneksel nedenlerle, yalnız üyesi bulundukları topluluk içinde evlenmelerini zorunlu kılan evlenme türü. bk. sınıf, altkültür, boy. karşılığı dışevlilik.
TEKGÖREVLİLİK
Her gramatikal görevin tek bir işaretle sağlanması ve her işaretin bir tek görevi olmasıgerekir yolundaki düşünce, ki hiç bir dilde gerçekçekleşmiş değildir.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVLİLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜNYAEVİ
Evlilik.
HISIM
Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler.
BABASANLILIK
Doğan çocuğa babasının ya da baba soyundan başka yakınlarının adının verildiği evlilik düzeni.
KURUM
Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
BOŞANMA
Boşanmak işi. Eşlerden birinin boşanma ilamı almasıyla evlilik birliğinin son bulması.
SIHRİ
Evlilik yoluyla meydana gelen (akrabalık).
PİÇ
Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen çocuk, haramzade, veledizina. Terbiyesiz, arsız çocuk. Kalleş, kurnaz, kötü niyetli kimse. Bir bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filiz. Her şeyin küçüğü, büyüğü ile aynı nitelikte olmayan. Babası belli olmayan çocuk.
ANAYERLİLİK
Kocanın evlendikten sonra, daha önce yaşadığı yerde değil, karısının ailesinin yaşamakta olduğu yerde yerleşmesine dayalı evlilik düzeni.
GAYRİMEŞRU
Yolsuz, yasaya veya töreye aykırı. Evlilik dışı.
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.
BALAYI
Evlilik hayatının ilk ayı veya ilk günleri.
ANASANLILIK
Doğan çocuğa anasının ya da ana soyundan başka yakınların adının verildiği evlilik düzeni.
EGZOGAMİ
Dış evlilik.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
ZİNA
Aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişki.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
ALAKIRIK
Kanun dışı evlilikten doğan çocuk, piç. Açıkgöz, işini bilir.
ENDOGAMİ
İç evlilik.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
İHANET
Hıyanet, hainlik. Gerektiğinde yardımda bulunmama, bir kimsenin güvenini yok etme. Evlilikte, sevgide aldatma, sadakatsizlik.