İçinde EVECENLİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "evecenlik" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evecenlik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu evecenlik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evecenlik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EVECENLİK

Acelecilik.

SEVECENLİK

Acıyarak ve koruyarak sevme, şefkat, müşfiklik.

  -   -   -  

Anlamında EVECENLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVECENLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MÜKREMEK

Sevecenlik göstermek.

ŞEFKAT

Sevecenlik.

SAVSA

1.Evecenlik, telaş. 2.Kuruntu. Çürümeye yüz tutmuş, çok olgun (meyve için). Başıboş, serseri. İvecenlik, tezlik. Coşku.

MEYİRSEMEK

İnsan ya da hayvan, yavrusuna sevgi ve sevecenlikle davranmak.

SELÇUKLUK

Evecenlik.

TOK

Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan. Kalın ve gür (ses). Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).

MEĞİRSEMEK

İnsan ya da hayvan, yavrusuna sevgi ve sevecenlikle davranmak.

ŞEFKATLİLİK

Sevecenlik.

TELESİ

Kaygı, tasa, evecenlik.

MÜŞFİKLİK

Sevecenlik.

KIFILTI

Rahatsız edici davranış, patırtı, kıpırtı. Evecenlik, telâş : Onun canı tez de kıfıltısı eksik olmaz. İstek.

BABACANCA

Sevecen, cana yakın. Sevgi ve sevecenlikle, cana yakın olarak.

GIDIBIK

Evecenlik.

EVTİK

İş, güç, uğraşma, boş zamanlarda eğlence, zaman değerlendirme çeşidinden yapılan iş. Eğlencelik yemiş, çerez. Acelecilik, çabukluk. Herhangi bir kaygı ya da olaydan ileri gelen heyecan, evecenlik ve yürek çarpıntısı. Kararsızlık, duraksama, ikircim.

EVTİKLEMEK

Boş durmamak için herhangi bir şeyle uğraşmak, ufak tefek iş yapmak, oyalanmak. Gerektiğinden fazla acele etmek, evecenlik göstermek. Gecikmek. Ne yapmak ya da ne demek gerektiğini bilmemek, duraksamak.