İçinde ESİLMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "esilmek" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esilmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu esilmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esilmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ESİLMEK

Eksilmek, azalmak. İçini dökmek, iç sıkıntısından kurtulmak. Eksilmek.

KESİLMEK

Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.

  -   -   -  

Anlamında ESİLMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESİLMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEVALİ

Arası kesilmeksizin sürme. Art arda gelme, ardı arası kesilmeme, sürüp gitme.

ANDILMAK

Abanmak, yaslanmak, bir şeyin üzerine yüklenmek, eğilmek. Bir kimseye asılmak. Boş vakit geçirmek, hiç bir iş yapmamak. Üstüne varmak. Kuvveti kesilmek, halsiz düşmek.

MAKASLANMAK

Makas almak işine konu olmak. Kesilmek.

BÜVENMEK

Eğilmek, çömelmek: Büvendim de doya doya bir su içtim. Kesilmek, tutulmak: Suyun önünü büvemişler.

ÇIRTMAK

Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak. Küçük parçalara ayırmak, ince ince doğramak (kabak hakkında). Kan almak için ustura ile vücudu kesilmek. Damla damla inek sağmak. Kamçı, lastik parçası vs. ile vurmak, kamçılamak; ince, uzun dilimler hâlinde doğramak.

DUTANMAK

Tutulmak, kesilmek, susmak.

KATOLUNMAK

Kesilmek.

DARIKMAK

Sıkışmak. Başı dara gelmek, sıkışmak. Sıcaktan bunalmak, nefesi kesilmek: Bugün ne kadar sıcak oldu, nefesim darıktı. Ekşimek, bozulmak: Süt darıktı. Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Bunalmak, sıkılmak, rahatsız olmak. Daralmak, içi sıkılmak, müteessir olmak.

KESİLME

Kesilmek işi.

ARSOLMAK

Başına belâ kesilmek, musallat olmak.

DOĞRANMAK

Kesilmek, parça parça edilmek. Kesilir gibi ağrımak.

DİNMEK

Sona ermek, bitmek, durmak. Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak. İyileşmek.

KASAPLIK

Kasap olma durumu, etçilik. Kan dökücülük, hunharlık. Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan). Kasabın yaptığı iş, etçilik.

TIKANMAK

Tıkama işine konu olmak. Soluk alamamak, soluğu kesilmek. İştahı kalmayıp yemek yiyememek.

KAPANMAK

Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.

DOLUHMAH

Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek. Çeşitli nedenlerle nefesi kesilmek, nefes alamaz hale gelmek, kuvveti kesilmek.

KATILMAK

Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Hak vermek. Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Ortak olmak, benimsemek.

PEYNİRLEŞMEK

Süt kesilmek, peynir durumuna gelmek.

DUŞMAK

Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.