İçinde ESAB geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "esab" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esab bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu esab ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esab olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ESAB

Arapça kökenli eshâb: eshap; peygamberi görenler.

DİKESABAN

Toprağa derin daldırılabilen saban. (Dereköy Uluborlu Isparta).

MESABESİNDE

Yerinde, değerinde, hükmünde.

HESABİ

Hesapçı.

MESABE

Derece, değer, rütbe.

  -   -   -  

Anlamında ESAB bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİKYASSIZ

Ölçeği veya ölçüsü olmayan. Hadsiz hesapsız, hesaba kitaba sığmayan.

HESAPÇILIK

Hesapçı olma durumu, hesabilik.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

ALELHESAP

Hesaba sayarak.

HESAPÇA

Hesaba göre, hesaba uygun olarak.

PUSULA

Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç, yön belirteci. Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup, tezkere.

GÜNDELİK

Gün hesabıyla veya her gün ödenen para, yevmiye. Her günkü, yevmi. Her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günlük iş.

MAHSUBEN

Hesaba geçirilerek, alacağa sayılarak, hesabına sayılmak üzere.

KOMPRADOR

Aracı. Çok zengin kimse. Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı.

AKONT

Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.

HESAPLAŞMAK

Birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yapmak. Bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini düşünerek, tartışarak bir yargıya varmak. Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak.

HESAPSIZ

Hesabı tutulmayan. Ölçüsüz, tutumsuz, savruk, müsrif. Önceden iyi düşünülmemiş, sonu belli olmayan. Sayılamayacak kadar çok olan.

SAĞLAMA

Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

MAHSUP

Hesap edilmiş, hesaba geçirilmiş.

MATEMATİK

Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.

BORDRO

Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge.

KAYIT

Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

GÖRE

Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

HESAPÇI

Hesabını iyi bilen, tutumlu, hesabi. Çıkarını kollayan, davranışlarını buna göre düzenleyen (kimse), hesabi.