Kelimeler arşivinde; içinde "ervan" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ervan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ervan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ervan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YENİKERVANSARAY
KURUMLUPERVANE
KERVANSARAYI
KERVANKIRAN, KERVANSARAY, KERVANPINAR, KERVANCILIK
KERVANBAŞI, PERVANESİZ
HERVANİYE, KERVANAŞI, PERVANELİ, PERVANECİ
KERVANCI
HERVANE, HERVANİ, PERVANE
MERVAN, KERVAN
ERVAN
ERVAN
Delikanlı.
KERVANAŞI
Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.
PERVANECİ
Selçuklu divanında bulunan, arazi defterlerine bakan görevli.
KERVANBAŞI
Kervanı yöneten kimse.
KERVANPINAR
Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KERVANKIRAN
Çoban Yıldızı.
HERVANE
Kolsuz kaput.
KURUMLUPERVANE
Vidalayı işlemek için kullanılan pervaneli araç. (Bor Niğde).
YENİKERVANSARAY
Sivas kenti, Karayün bucağına bağlı bir bölge.
HERVANİYE
Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.
PERVANELİ
Pervanesi olan.
KERVANSARAYI
Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
PERVANESİZ
Pervanesi olmayan.
KERVANCI
Kervan sahibi veya kervan güden kimse.
KERVANCILIK
Kervancının yaptığı iş.
KERVANSARAY
Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAFT
Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil.
MENZİL
Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.
DEVECİLİK
Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.
TORNİSTAN
Geminin pervanesini ters yönde çevirme. Ters yüz etme.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
ASBİRATOR
Fransızca kökenli aspirateur: aspiratör; pervane.
ARGIŞ
Kervancı, bezirgan, kervan.
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
USKUR
Pervane.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
HELİKOPTER
Dik iniş ve çıkış yapabildiği için dar yerlerde de kullanılabilen, tepeden pervaneli, uçan taşıt.
ALAMEDİ
İplik sarmakta kullanılan çıkrığın pervanesi.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
REAKTÖR
Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici. Bir katalizör yardımıyla kimyasal tepkime yaparak üretim elde edilen endüstri kuruluşu.
BARHANA
Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
BERHANA
Ev eşyası. Göçebelerin çadır eşyaları, kervanın konak yerinde toplanan eşyası.
ARKIŞ
Arkadaş. Değirmen taşları arasına konan demir gereç. Elçi, haberci. Kervan.
DEVECİ
Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.