Kelimeler arşivinde; içinde "erham" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erham bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu erham ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erham olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MERHAMETSİZCESİNE
MERHAMETSİZLİK
MERHAMETSİZCE
MERHAMETSİZ
MERHAMETEN, MERHAMETLİ, ZAFERHAMİT
TETERHAMİ
MERHAMET
MERHAMA
ERHAM
ERHAM
Yün ve pamuk ipliğinden yerli tezgâhta dokunan renkli minder örtüsü. Yün ya da kıldan dokunan bir çeşit kilim. Kadınların örtündüğü, dokuma dış giysi.
TETERHAMİ
Bir hastalık.
ZAFERHAMİT
Eskişehir şehrinde, Çifteler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MERHAMETEN
Acıyarak, merhamet ederek.
MERHAMETSİZCESİNE
Merhametsizce.
MERHAMETSİZ
Acıması olmayan, katı yürekli, katı kalpli, taş yürekli, taş kalpli, kalpsiz.
MERHAMETSİZLİK
Acımama durumu, katı yüreklilik, katı kalplilik, taş yüreklilik, taş kalplilik, kalpsizlik.
MERHAMA
Hırka.
MERHAMETLİ
Acıması olan, merhamet eden.
MERHAMET
Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.
MERHAMETSİZCE
Merhamet etmeksizin, merhametsiz bir biçimde, acımadan, merhametsizcesine, kalpsizce.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERHAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GADİR
Haksızlık etme, zarar verme. Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı.
LANETLEMEK
Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.
ABDÜLGAFUR
Suç bağışlayan, merhamet eden Tanrı'nın kulu.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
ABDÜRRAHİM
Merhametli, esirgeyen, koruyan Tanrı'nın kulu.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
GADDAR
Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı (I).
KATI
Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.
İSTİRHAM
Yalvarma, merhamet dileme.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
RAKİK
İnce, narin. Merhametli, yufka yürekli.
GAFUR
Çok bağışlayıcı, merhamet eden ve bağışlayan (Tanrı).
KALPSİZ
Merhametsiz.
RAHMAN
Herkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı).
KARINCAEZMEZ
Çok merhametli, ince duygulu (kimse), karıncaincitmez. Yavaş hareket eden.
RAHMET
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. Yağmur.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
ABDÜRRAUF
Çok merhamet eden, esirgeyen Tanrı'nın kulu.