İçinde ERHAM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "erham" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erham bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu erham ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erham olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MERHAMETSİZCESİNE

14 harfli kelimeler

MERHAMETSİZLİK

13 harfli kelimeler

MERHAMETSİZCE

11 harfli kelimeler

MERHAMETSİZ

10 harfli kelimeler

MERHAMETEN, MERHAMETLİ, ZAFERHAMİT

9 harfli kelimeler

TETERHAMİ

8 harfli kelimeler

MERHAMET

7 harfli kelimeler

MERHAMA

5 harfli kelimeler

ERHAM

Bazı kelimelerin anlamları

ERHAM

Yün ve pamuk ipliğinden yerli tezgâhta dokunan renkli minder örtüsü. Yün ya da kıldan dokunan bir çeşit kilim. Kadınların örtündüğü, dokuma dış giysi.

TETERHAMİ

Bir hastalık.

ZAFERHAMİT

Eskişehir şehrinde, Çifteler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MERHAMETEN

Acıyarak, merhamet ederek.

MERHAMETSİZCESİNE

Merhametsizce.

MERHAMETSİZ

Acıması olmayan, katı yürekli, katı kalpli, taş yürekli, taş kalpli, kalpsiz.

MERHAMETSİZLİK

Acımama durumu, katı yüreklilik, katı kalplilik, taş yüreklilik, taş kalplilik, kalpsizlik.

MERHAMA

Hırka.

MERHAMETLİ

Acıması olan, merhamet eden.

MERHAMET

Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.

MERHAMETSİZCE

Merhamet etmeksizin, merhametsiz bir biçimde, acımadan, merhametsizcesine, kalpsizce.

  -   -   -  

Anlamında ERHAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERHAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GADİR

Haksızlık etme, zarar verme. Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı.

LANETLEMEK

Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.

ABDÜLGAFUR

Suç bağışlayan, merhamet eden Tanrı'nın kulu.

CEBERUT

Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.

ABDÜRRAHİM

Merhametli, esirgeyen, koruyan Tanrı'nın kulu.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

GADDAR

Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı (I).

KATI

Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

İSTİRHAM

Yalvarma, merhamet dileme.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

RAKİK

İnce, narin. Merhametli, yufka yürekli.

GAFUR

Çok bağışlayıcı, merhamet eden ve bağışlayan (Tanrı).

KALPSİZ

Merhametsiz.

RAHMAN

Herkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı).

KARINCAEZMEZ

Çok merhametli, ince duygulu (kimse), karıncaincitmez. Yavaş hareket eden.

RAHMET

Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. Yağmur.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

ABDÜRRAUF

Çok merhamet eden, esirgeyen Tanrı'nın kulu.