Kelimeler arşivinde; içinde "endek" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde endek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu endek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında endek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARAKASPENDEK
ENDEKSLENMEK, ENDEKSLETMEK
ENDEKSLEMEK, ENDEKSLENME, ENDEKSLETME
ENDEKPINAR, ENDEKSLEME, ENDEKLEMEK, CEBABENDEK
HENDEKKÖY, MEZMENDEK
İSPENDEK, ENDEKSLİ
ENDEKİ, ENDEKS, ÇENDEK, HENDEK, MENDEK, NENDEK, PENDEK
ENDEK
ENDEK
İyi yetişmeyen hayvan ya da bitki. Aşağı, bayağı, fena. Kısa. Dar gelen elbise ya da başka bir şeyi genişletmek için kenarına eklenen parça. Sözünden dönen, cayan, iradesiz.
HENDEKKÖY
Diyarbakır kenti, Ergani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şırnak şehri, İdil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MEZMENDEK
Yabanördeği.
CEBABENDEK
Başıboş, kimsesiz. Çırılçıplak.
ENDEKSLETMEK
Endekse bağlatmak.
ENDEKİ
Yanında, yanındaki, yakınındaki. İşte,orada. Elindeki. Sırtındaki.
ENDEKLEMEK
İyice soruşturmak, ince eleyip sık dokumak.
İSPENDEK
Levrek balığının küçüğü.
ENDEKSLETME
Endeksletmek işi.
ENDEKSLİ
Endekse bağlanmış.
ENDEKSLEME
Endekslemek işi.
ENDEKSLENME
Endekslenmek işi.
ENDEKPINAR
Tokat kenti, Erbaa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ENDEKSLEMEK
Endekse bağlamak.
KARAKASPENDEK
Zor kullanarak.
ENDEKSLENMEK
Endekse bağlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TRAP
Hendek, tuzak. Sahnede yerde bulunan kapak.
HİSAR
Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Klasik Türk müziğinde re diyez notası.
SİPER
Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.
İÇDENETİR
Güvenlik amacıyla bina girişlerinde bulunan, bedendeki veya çantaların içindeki silah, bıçak vb. tehlikeli eşyaların belirlenmesini sağlayan aygıt.
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
KESİK
Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.
KROS
Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılmış olan koşu.
KARIKLAMA
Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre koruyarak vejetasyonu geliştirmek için 1-1,5 metre aralıklarla 10-15 santimetre kesitinde tesviye eğrilerine paralel küçük hendeklerin açılması.
AKTEFEK
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AŞAĞIÇALICA
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
PALANKA
Ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş küçük hisar.
AKOVA
Bir çeşit yumuşak buğday. İçel ilinde, Gülnar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Osmaniye şehri, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser. Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste.
AŞIRIYANSITMA
Bir örnekleme tasarımındaki dizgeli yanlılıktan ötürü elde edilen örnekte belli özellikler taşıyan birimlerin evrendeki oransal paylarından daha yüksek düzeyde yer alması.
GÖSTERGE
Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret. Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal. Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke. Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir, indikatör. Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks.
AKÇAYIR
Diyarbakır kenti, Silvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sakarya şehrinde, Hendek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ŞATO
Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. Geniş toprağı olan büyük konut.
TAHKİMAT
Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.