İçinde EMMEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "emmel" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emmel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu emmel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emmel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MÜKEMMELİYETÇİLİK, MÜKEMMELLEŞEBİLME, MÜKEMMELLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

MÜKEMMELLEŞTİRME

14 harfli kelimeler

MÜKEMMELİYETÇİ, MÜKEMMELLEŞMEK

13 harfli kelimeler

MÜKEMMELLEŞME

12 harfli kelimeler

MÜKEMMELİYET

11 harfli kelimeler

MÜKEMMELLİK

10 harfli kelimeler

MÜKEMMELEN

8 harfli kelimeler

MÜKEMMEL

6 harfli kelimeler

TEMMEL

5 harfli kelimeler

EMMEL

Bazı kelimelerin anlamları

EMMEL

Hayvanları yürütmek için kullanılan, ucunda demir bulunan sopa, değnek. Boyunduruğa alışkın öküz.

MÜKEMMELLİK

Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin olma, mükemmeliyet.

TEMMEL

Tembel.

MÜKEMMELEN

Eksiksiz, kusursuz olarak.

MÜKEMMELLEŞME

Mükemmelleşmek durumu.

MÜKEMMELLEŞTİRME

Mükemmelleştirmek durumu.

MÜKEMMELİYETÇİ

Aşırı titiz davranan kimse. Ahlaki olgunluğa erişmeyi amaç edinen kimse. Mükemmel olma yolunda aşırı çaba sarf eden kimse.

MÜKEMMELİYET

Mükemmellik.

MÜKEMMELLEŞTİRMEK

Mükemmel duruma getirmek.

MÜKEMMELLEŞMEK

Mükemmel duruma gelmek.

MÜKEMMELİYETÇİLİK

Mükemmeliyetçi olma durumu. Hayatta en önemli amacın ahlaki olgunluğa erişmek olduğunu savunan kuram.

MÜKEMMEL

Kusursuz. Eksiksiz. Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane bir biçimde. Çok güzel, harikulade, şahane. Tam, tamamlanmış. Olgunlaşmış.

MÜKEMMELLEŞEBİLME

Mükemmelleşebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EMMEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMMEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜVEK

Köşe, bucak, uç, açı. Kenar, yakın yer. Buzağıların analarını emmelerini önlemek için, ağızlarına takılan sivri uçlu bir aygıt. Suyun önüne çekilen set, bent. Anasını emmemesi için buzağıların burnuna takılan başlık.

HARİKA

Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.

KOMPLE

Dolu. Bütünü aynı şeyden olup bir takım oluşturan. Üstün nitelikleri kendinde toplayan, mükemmel. Eksiksiz, gerekli her şeyi tamam olan, tam.

BÜNEK

Buzağıların analarını emmelerini önlemek için, ağızlarına takılan sivri uçlu bir aygıt. Basık, çukur ve ıssız yer. Suyun önüne çekilen set, bent. Irmağın en derin yeri.

BEAGLEKÖPEĞİ

İngiltere'den köken alan, muhtemelen Harrier ile İngiltere'deki diğer tazıların birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, gruplar hâlinde, tek tek veya çiftler hâlinde tavşan, sülün ve bıldırcın avlamak için kullanılmış, ufak yapılı, sağlam bünyeli, vücut hatları köşeli ve çok hareketli, kürkü kısa tüylü, kaygan ve bakımı kolay, rengi kızıl ve beyaz, turuncu ve beyaz, sarı ve beyaz olmak üzere üç renk olabilen, düz ve karışık tüylü olmak üzere tüylerinden ayırt edilebilen iki alt tipi bulunan, gözleri kahverengi ve karakteristik bir yalvaran bakışı olan, nazik, tatlı, hayat dolu, meraklı, sosyal, cesur ve akıllı bir yapıda, en popüler koku alan tazılardan olan, av köpeği ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen ayrıca mükemmel bir narkotik arama köpeği ve harika bir aile dostu da olabilen, kimi doğuştan ve kalıtsal hastalıkların sıklıkla görüldüğü ve ufak olduğu için tıbbi deneylerde kullanılan köpek ırkı.

DRAHTHAARKÖPEĞİ

Yirminci yüzyılın ilk yıllarında, Alman Poyıntıri, tel tüylü Griffon, Poyıntır. Bloodhound ve Airedale ırkı köpeklerin dikkatli bir biçimde birleştirilmesiyle geliştirilen, vücut hatları zarif, sağlam görünüşlü, gözleri siyah ve berrak, kulakları orta uzunlukta ve sarkık, tüyleri sert ve kaba, kaşları ve sakalları çalı gibi sert, rengi siyahtan biraz açık kestane rengine kadar değişen renklerde, dengeli, canlı, güçlü, sahibine karşı çok duygulu, diğer köpeklere karşı kıskanç, atalarının en iyi niteliklerini almış, koku alma duyusu mükemmel, güvenli ve zeki, avcılık özelliği iyi gelişmiş ve av köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

İLAHİ

"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.

DOBERMAN

Almanya'dan köken alan, muhtemelen eski kısa tüylü çoban köpekleri, Rottweiler, siyah ve ten rengi Teriyer, Alman Pinşır ve bazı kaynaklara göre bunlara ilaveten Beauceron ve İngiliz tazısı ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu 1860'lı yıllarda Almanya'da geliştirilmiş, zarif fakat adaleli, çok güçlü, göğsü derin, sırtı kısa ve adaleli, boynu zarif, derisi vücudunu sıkı saran, tüyleri kısa sık ve sert, rengi genelde siyah veya siyah-pas rengi, mavimsi gri, kızıl veya açık kahverengi olanlarına da rastlanan, kulaklar genellikle 12 haftalıkken kesilen, kesilmediğinde ise av köpeği şeklinde sarkık duran, bacakları yere dik basan, yürüyüşü elastik ve zarif, yüzyıldır mükemmel bir bekçi köpeği olarak yetiştirilen, azimli, enerjik ve güçlü, oldukça zeki ve eğitimi kolay, korkusuz ve kendine güvenen fakat vahşi olmayan, doğal olarak sahibini ileri derecede koruyan, iz sürme, bekçilik, koruma, polis ve ordu görevleri, arama ve kurtarma, terapi köpekliği, itaat yarışmaları olmak üzere pek çok alanda yetenekli köpek ırkı, Doberman pinşır.

YETKİNLİK

Yetkin olma durumu, olgunluk, kemal, mükemmeliyet.

ŞAHANE

Hükümdarla ilgili, hükümdara özgü olan. Hükümdara yakışacak durumda olan. Çok güzel, mükemmel, üstün nitelikli.

BÜVENK

Buzağıların analarını emmelerini önlemek için, ağızlarına takılan sivri uçlu bir aygıt.

OFLAZ

İyi, güzel, mükemmel.

YETKİN

Gerekli olgunluğa erişmiş, olgun, kâmil, mükemmel.

DİLBEDER

Mükemmel, noksansız.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

KUSURSUZ

Kusuru olmayan, mükemmel.

ŞAHESER

Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser. Değeri üstün olan, üstün nitelikli.

BERKEMAL

Mükemmel, pek iyi.

EKSİK

Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

ALİYYÜLALA

En güzel, en iyi, mükemmel.