İçinde EMEME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ememe" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ememe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ememe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ememe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ENDİRELLEMEMEK

12 harfli kelimeler

ÇEKEMEMEZLİK, HAYİNSEMEMEK

11 harfli kelimeler

YİRİYEMEMEK, GETİREMEMEK, KİYİŞEMEMEK

10 harfli kelimeler

SİKLEMEMEK, TENSEMEMEĞ

9 harfli kelimeler

ÇEKEMEMEK, YİYEMEMEK, SİKLEMEME, MEMEMELİK, ESLEMEMEK

8 harfli kelimeler

MEMEMEKİ, ÇEKEMEME

7 harfli kelimeler

HEMEMET

6 harfli kelimeler

SEMEME, ŞEMEME, DEMEME

5 harfli kelimeler

EMEME

Bazı kelimelerin anlamları

EMEME

Küçük yaşta erkeklik bezi burulmuş hayvan.

TENSEMEMEĞ

Aldırış etmemek, önemsememek.

MEMEMEKİ

Meme.

YİRİYEMEMEK

Yürüyememek.

ÇEKEMEMEK

Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.

ENDİRELLEMEMEK

Tenezzül etmemek.

SİKLEMEMEK

Değer ve önem vermemek, aldırış etmemek.

MEMEMELİK

Kaynar suda pişirilen mısır ununa, yağ, pekmez koyarak yapılan bir çeşit tatlı.

SİKLEMEME

Siklememek işi.

GETİREMEMEK

Anımsayamamak.

ÇEKEMEMEZLİK

Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.

KİYİŞEMEMEK

Kıyamamak.

YİYEMEMEK

Yiyememek.

ESLEMEMEK

Aldırış etmemek, önem vermemek. (Bazı yerlerde olumlu şekli kullanılmaz.). Dinlememek, aldırış etmemek, kulak asmamak. Hatırlamamak. Çekinmemek, htiraz etmemek.

ÇEKEMEME

Çekememek işi veya durumu.

HAYİNSEMEMEK

Önem vermemek.

  -   -   -  

Anlamında EMEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

BASİRETSİZLİK

Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük.

ÇAPRAZLAŞMAK

İçinden çıkılamamak, ne yapılacağı bilinememek.

DURAKLAMAK

Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

BAZOFOBİ

Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.

DEĞİŞİM

Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

ÇEKEMEZLİK

Çekememezlik.

ÇEKİNMEK

Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

ESKİTMEK

Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak. Yaşlandırmak. Etkisini sürdürememek, yıpratmak.

GEÇİMSİZLEŞMEK

Çevresindekilerle iyi geçinememek.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BATAKÇI

Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).

DONAKALMAK

Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.

BAŞKALIK

Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

BİLMEZLİK

Bilememe durumu, cehalet.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.