Kelimeler arşivinde; içinde "ememe" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ememe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ememe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ememe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ENDİRELLEMEMEK
ÇEKEMEMEZLİK, HAYİNSEMEMEK
YİRİYEMEMEK, GETİREMEMEK, KİYİŞEMEMEK
SİKLEMEMEK, TENSEMEMEĞ
ÇEKEMEMEK, YİYEMEMEK, SİKLEMEME, MEMEMELİK, ESLEMEMEK
MEMEMEKİ, ÇEKEMEME
HEMEMET
SEMEME, ŞEMEME, DEMEME
EMEME
EMEME
Küçük yaşta erkeklik bezi burulmuş hayvan.
MEMEMELİK
Kaynar suda pişirilen mısır ununa, yağ, pekmez koyarak yapılan bir çeşit tatlı.
GETİREMEMEK
Anımsayamamak.
KİYİŞEMEMEK
Kıyamamak.
ESLEMEMEK
Aldırış etmemek, önem vermemek. (Bazı yerlerde olumlu şekli kullanılmaz.). Dinlememek, aldırış etmemek, kulak asmamak. Hatırlamamak. Çekinmemek, htiraz etmemek.
TENSEMEMEĞ
Aldırış etmemek, önemsememek.
HAYİNSEMEMEK
Önem vermemek.
SİKLEMEMEK
Değer ve önem vermemek, aldırış etmemek.
YİYEMEMEK
Yiyememek.
ÇEKEMEME
Çekememek işi veya durumu.
ÇEKEMEMEZLİK
Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.
ENDİRELLEMEMEK
Tenezzül etmemek.
SİKLEMEME
Siklememek işi.
MEMEMEKİ
Meme.
ÇEKEMEMEK
Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.
YİRİYEMEMEK
Yürüyememek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
BASİRETSİZLİK
Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ESKİTMEK
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak. Yaşlandırmak. Etkisini sürdürememek, yıpratmak.
BİLMEZLİK
Bilememe durumu, cehalet.
BATAKÇI
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).
DONAKALMAK
Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.
BAŞKALIK
Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.
DURAKLAMAK
Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.
ÇAPRAZLAŞMAK
İçinden çıkılamamak, ne yapılacağı bilinememek.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
ÇEKİNMEK
Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.
BAZOFOBİ
Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.
GEÇİMSİZLEŞMEK
Çevresindekilerle iyi geçinememek.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
ÇEKEMEZLİK
Çekememezlik.