Kelimeler arşivinde; içinde "elemek" olan, toplam 363 tane kelime bulunuyor. İçerisinde elemek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu elemek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında elemek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PARAMETRELEMEK
ÇERÇEVELEMEK, FİRKETELEMEK, KELEPÇELEMEK, MERDANELEMEK, RAPTİYELEMEK, SİSTİRELEMEK, TERBİYELEMEK, TESTERELEMEK, YELPAZELEMEK, ÇİZELGELEMEK, HÜŞTÜRELEMEK, KELEPCELEMEK, KÖSTÜRELEMEK, KUSTÜRELEMEK, KÜSTÜRELEMEK, TÜSKÜRELEMEK
DERECELEMEK, ENDAZELEMEK, HAREKELEMEK, KADEMELEMEK, PARAFELEMEK, TENEKELEMEK, HİKAYELEMEK, İRENTELEMEK, KELEMEKEŞİR, KÖSÜRELEMEK, KUREKELEMEK, ÜRENDELEMEK
BELGELEMEK, BESTELEMEK, BÜTÇELEMEK, ÇELMELEMEK, ÇEVRELEMEK, ÇİFTELEMEK, DARBELEMEK, DENGELEMEK, DESTELEMEK, DÜĞMELEMEK, FİSKELEMEK, FİTNELEMEK, FREZELEMEK, GEBRELEMEK, GÖLGELEMEK, GÖNYELEMEK, GÜBRELEMEK, HADDELEMEK, KÜNDELEMEK, LİSTELEMEK, MASKELEMEK, MÜHRELEMEK, MÜJDELEMEK, PARKELEMEK, PENÇELEMEK, PERDELEMEK, RENDELEMEK, SAHNELEMEK, SENDELEMEK, SERPELEMEK, Devamını Oku »»
APRELEMEK, BERELEMEK, BEZELEMEK, ÇEKELEMEK, ÇİSELEMEK, DEŞELEMEK, DİZELEMEK, DÖNELEMEK, ENSELEMEK, ERTELEMEK, FİDELEMEK, GECELEMEK, GEVELEMEK, GEZELEMEK, GÜDELEMEK, HECELEMEK, İĞNELEMEK, İMGELEMEK, İNCELEMEK, İRDELEMEK, KARELEMEK, KAŞELEMEK, KEÇELEMEK, KEFELEMEK, KEKELEMEK, KESELEMEK, KÖŞELEMEK, KÜMELEMEK, KÜRELEMEK, LEKELEMEK, Devamını Oku »»
EBELEMEK, EĞELEMEK, EŞELEMEK, İTELEMEK, ÖTELEMEK, ALELEMEK, EFELEMEK, EKELEMEK, EPELEMEK, ESELEMEK, EVELEMEK, EZELEMEK, GÖELEMEK, İDELEMEK, İĞELEMEK, İYELEMEK, ÖFELEMEK, ÖĞELEMEK, ÖRELEMEK, ÖŞELEMEK, ÖVELEMEK, ÖZELEMEK, ÜFELEMEK, ÜSELEMEK, ÜŞELEMEK, ÜTELEMEK
BELEMEK, MELEMEK, DELEMEK, GELEMEK, SELEMEK, TELEMEK, YELEMEK
ELEMEK
ELEMEK
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.
KELEPCELEMEK
İpliği iğden çözmek. Sıçrayarak, atlaya atlaya uzun adımlarla yürümek.
YELPAZELEMEK
Yelpaze veya bir başka nesne ile yel yapmak.
MERDANELEMEK
Bir şeyin üzerinden merdane geçirmek.
RAPTİYELEMEK
Raptiye ile tutturmak.
FİRKETELEMEK
Firkete ile tutturmak.
KELEPÇELEMEK
Kelepçe takmak.
KUSTÜRELEMEK
Tahta rendelemek.
HÜŞTÜRELEMEK
Tahta rendelemek.
PARAMETRELEMEK
Parametreli bir eğri veya yüzey belirlemek.
ÇİZELGELEMEK
Çizelgeleyici kullanarak delikli kart üzerindeki verileri listelemek. Herhangi bir ortam üzerindeki veri tutanaklarını, istenirse değişen öbekler için toplamı da yazdırarak, çizelge biçiminde listelemek.
ÇERÇEVELEMEK
Bir şeyi çerçeve içine almak. Bir şeye çerçeve geçirmek.
KÖSTÜRELEMEK
Bilemek (bıçak, makas vb.).
TESTERELEMEK
Testere ile kesmek.
TERBİYELEMEK
Eğitmek. Çeşitli katkı maddeleriyle yemeği lezzetli duruma getirmek.
SİSTİRELEMEK
Düzgün bir yüzey elde etmek için ağaç vb. şeyleri sistireden geçirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZELEME
Bezelemek işi.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
ÇERÇEVELEME
Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
BEZLEMEK
Bez, kumaş vb. ile örtmek veya kaplamak. Çocuğun altına bez koymak, çocuğu belemek.
BELEME
Belemek işi.
BÜTÇELEME
Bütçelemek işi.
BESTELEME
Bestelemek işi.
ÇELMELEME
Çelmelemek işi.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ÇEKELEME
Çekelemek işi.
ÇEVRELEME
Çevrelemek işi.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
BELGELEME
Belgelemek işi, tevsik. Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma, dokümantasyon.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ÇALKAMAK
Çalkalamak. Tahıl elemek.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BERELEME
Berelemek işi.
APRELEME
Aprelemek işi.