İçinde ELASTİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "elastik" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde elastik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu elastik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında elastik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ELASTİK

Esnek.

ELASTİKİYET

Esneklik.

ELASTİKİ

Esnek.

ELASTİKUS

Elastik, esnek.

ELASTİKLİK

Bir etki sonucu şekli bozulan cismin, etki ortadan kalktığında tekrar ilk şekline dönebilmesi.

  -   -   -  

Anlamında ELASTİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELASTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESNEK

Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

SUNGER

Sünek, elastiki.

SİNGİR

Uçları düzgün kesilmiş (Kütük, kiriş, direk vb.). Eski türkçe sinir: sinir; elastiki; lastik. Kas, sinir. Toplu vücuttaki et boğumları.

VERHOEFFBOYASI

Elastik dokunun ortaya konmasında kullanılan histolopatolojik boya.

KOMPLİYANS

Elastik yapılarda birim basınç değişimine karşın hacimde meydana gelen değişim.

KOROİDEA

Tabaka, kat. Göz yuvarlağının sklera ve retina arasındaki pigment ve elastik iplik içeren kan damarlarından zengin gevşek bağ dokudan yapılmış bölümü.

AŞİ

Aşı. Boya yapmada kullanılan kırmızı ya da sarı toprak. Kamaboko'nun elastik yapısına Japonlar tarafından verilen ad.

ÇET

İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.

ESNEKLİK

Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.

LASTİK

Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.

SELULOİT

Bir terpen olan kamfor ve alkolden elde edilen , ilk plastik maddelerden biri olan kısmen nitratlanmış seluloz yapısında , elastik , çok sağlam ve çok yanıcı bir malzeme.

ELASTOZİS

Elastik dokunun dejenerasyonu. Dermal bağ dokuda elastotik materyalin artışıyla kendini gösteren dejeneratif değişimler. Dermal bağ dolunun herhangi bir bozukluğu.

EPİNÖRYUM

Demetler hâlinde bulunan sinir tellerinin gözle görülebilecek kadar kalın sinirleri teşkil etmek üzere bir araya gelmesiyle oluşan yapıyı bir arada tutan, içinde uzunluğuna yer alan kollagen teller ve hücreler bulunan bağ dokusu. Perifer sinir sisteminde sinir teli demetlerini dıştan saran kollajen ve elastik ipliklerle kan ve lenf damarlarını içeren bağ doku katmanı.

DURAMATER

Santral sinir sisteminin en dışında yer alan elastik iplikli, dayanıklı, az sayıda damar içeren sert zar. Beyin boşluğunda periosteumla birleşen bu zara kalın olması nedeniyle pakimeninks adı da verilir.

EPİKARDİYUM

Epikard. Perikardiyumun iç yaprağından oluşan kalbin duvarının dış katmanı, epikard. Viseral yaprağın altıyla miyokardiyum arasında elastik iplikli bağ doku bulunur.

ELASTOMER

Çekilince uzayan, çekme mukavemeti yüksek, çabucak eski boyutuna dönebilen, kauçuk benzeri polimer maddelerin genel adı. ("Elastik polimer" teriminin kısaltılmış şekli).

DOBERMAN

Almanya'dan köken alan, muhtemelen eski kısa tüylü çoban köpekleri, Rottweiler, siyah ve ten rengi Teriyer, Alman Pinşır ve bazı kaynaklara göre bunlara ilaveten Beauceron ve İngiliz tazısı ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu 1860'lı yıllarda Almanya'da geliştirilmiş, zarif fakat adaleli, çok güçlü, göğsü derin, sırtı kısa ve adaleli, boynu zarif, derisi vücudunu sıkı saran, tüyleri kısa sık ve sert, rengi genelde siyah veya siyah-pas rengi, mavimsi gri, kızıl veya açık kahverengi olanlarına da rastlanan, kulaklar genellikle 12 haftalıkken kesilen, kesilmediğinde ise av köpeği şeklinde sarkık duran, bacakları yere dik basan, yürüyüşü elastik ve zarif, yüzyıldır mükemmel bir bekçi köpeği olarak yetiştirilen, azimli, enerjik ve güçlü, oldukça zeki ve eğitimi kolay, korkusuz ve kendine güvenen fakat vahşi olmayan, doğal olarak sahibini ileri derecede koruyan, iz sürme, bekçilik, koruma, polis ve ordu görevleri, arama ve kurtarma, terapi köpekliği, itaat yarışmaları olmak üzere pek çok alanda yetenekli köpek ırkı, Doberman pinşır.

REZİLİN

Böceklerde ve diğer bazı omurgasızlarda özellikle kütikulada kitinle birlikte bulunan bir protein. Böcek kanatlarının hareketini sağlayan elastik özelliğe sahip protein.

KERATOSEL

Korneanın desement katının (Lamina elastika interna) göz içi basınçla, korneadaki bir yara veya ulkustan dışarı çıkıntı yapması. Solea ungulae'nin iç yüzünde büyüyen ve corium soleae'ye basınç yapan tırnak tümörü, kerasel.

ELASTİN

Proelastinden oluşan elastik tellerin ana proteini. Ligamentlerde, kan damarı duvarında, eklemlerde bulunan ve elastik bağ dokusunun esas yapısını oluşturan glisin aminoasidinden zengin yapısal bir skleroprotein. Proelâstinden teşekkül eden, elâstik tellerin esas proteini. Elâstik telleri yapan kimyasal madde.