İçinde EKSİLME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eksilme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eksilme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eksilme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eksilme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EKSİLME

Eksilmek işi, azalma, tenakus.

EKSİLMEK

Azalmak, az duruma gelmek. Bulunmamak, var olmamak, rastlanmamak.

  -   -   -  

Anlamında EKSİLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKSİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DELESYON

Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA'da bir bazın ya da bazların yok olması hâli. Eksilme.

EKSİLİŞ

Eksilme işi.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

AZALMA

Azalmak işi, eksilme, tenakus.

ESİTMEK

Eksiltmek, eksilmek, azalmak.

YARIBİÇİMLİ

Bakışım derecesinin eksilmesi yoluyla, bakışım ekseni ucay olan kristal biçimi.

ESSİLMEK

Eksilmek.

ESİLTMEK

Eksilmek, azalmak.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

ESİLMEK

Eksilmek, azalmak. İçini dökmek, iç sıkıntısından kurtulmak. Eksilmek.

EĞSİLMEK

Eksilmek.

SENMEK

1.Tazeliğini yitirmek, büzülmek, pörsümek (meyve, bitki vb.). 2.Meyve çok olgunlaşmak. 3.Kurumaya yüz tutarak hafiflemek, eksilmek. 4.Kabarık, şişkin bir şey sönmek (top, balon ve benzerleri için). 5.Kapta bekletilen sıvılar durulmak. 1.Kilo vermek, zayıflamak. 2.Güçlük ve sıkıntı çekmekten tükenmek, küçülmek. 3.Sakinleşmek. Yara iyileşmeye başlamak. Gücü azalmak. Buruşmak, solmak, suyu çekilmek. Sönmek, havası boşalmak.

TENAKUS

Azalma, eksilme.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

YARIBAKIŞIMLI

Bir kristal dizgesindeki bakışım alanlarının dizgeli bir yolla eksilmesi, yüzeylerden biri büyüdüğünde, ötekinin yitmesi sonucunda, yüzey sayı yarısının kalmasıyle elde edilen biçim.

EYSİLMEK

Eksilmek. Eski türkçe eksümek: eksilmek.