İçinde EKMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ekmek" olan, toplam 55 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ekmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

EKMEKÇEKECEĞİ

12 harfli kelimeler

EKMEKTAHTASI

11 harfli kelimeler

TÖNGEREKMEK, TEKMEKAYRAK, EKMEKPASASI, EKMEKKAPAĞI

10 harfli kelimeler

EKMEKETEĞİ, EKMEKÇİLİK, ŞINAÇEKMEK, EKMEKÇİLER, EKMEKLEMEK, KEÇEÇEKMEK

9 harfli kelimeler

GOLÇEKMEK, KOLÇEKMEK, GEVREKMEK

8 harfli kelimeler

GÖLEKMEK, İŞÇEKMEK, FİCEKMEK, FENEKMEK, ELÇEKMEK, KOREKMEK, KÖREKMEK, SELEKMEK, SÖBEKMEK, SÖMEKMEK, TEREKMEK, TÖZEKMEK, YÖNEKMEK, EKMEKLİK, EKMEKSİZ, GEREKMEK, BİREKMEK, EKMEKLIH, EKMEKEVİ, EKMEKCİK, DİZEKMEK, CIZEKMEK, ÇÖZEKMEK

7 harfli kelimeler

EREKMEK, EKMEKÇİ, BÜEKMEK, İREKMEK, EKMEKLİ, EKMEKSİ, ELEKMEK

6 harfli kelimeler

DEKMEK, KEKMEK, LEKMEK, BEKMEK, SEKMEK, TEKMEK, GEKMEK, ÇEKMEK, YEKMEK

5 harfli kelimeler

EKMEK

Bazı kelimelerin anlamları

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

KEÇEÇEKMEK

Semere keçe dikmek. (Senirkent Isparta).

EKMEKPASASI

Ekmek teknesi. (Gerze Sinop).

EKMEKÇİLİK

Ekmekçinin yaptığı iş.

EKMEKÇİLER

Siirt ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EKMEKTAHTASI

Üzerinde yufka ya da ekmek yapılan özel tahta. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

GOLÇEKMEK

Yemin etmek, ant içmek.

EKMEKLEMEK

Ev halkını, misafirleri doyurmak, onlara yemek çıkarmak.

EKMEKÇEKECEĞİ

Fırından ekmek çekmekte kullanılan ağaç kürek. (Gerze Sinop).

GEVREKMEK

Kavun keleği.

TEKMEKAYRAK

Kaydırak da denilen bir çeşit oyun.

TÖNGEREKMEK

Yuvarlanmak.

EKMEKKAPAĞI

Saçta pişen ekmeği çevirmek için kullanılan dörtgen biçiminde tahta araç. (Beyceğiz Fatsa Ordu).

KOLÇEKMEK

İmzalamak.

EKMEKETEĞİ

Sofra.

ŞINAÇEKMEK

Araba tekerine şına takmak. (Aksaray Niğde.).

  -   -   -  

Anlamında EKMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

BAZLAMA

Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.

BAHARATLANDIRMAK

Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek.

CIMBIZ

Kıl vb. ince şeyleri tutmak veya çekmek için kullanılan küçük maşa. Özellikle dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri temizlemekte kullanılan el aracı.

AHLAMAK

İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.

BANAK

Ekmek parçası, lokma.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

BOCURGAT

Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.

ARPA

Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

AKBUĞDAY

Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

BAĞIŞLAMAK

Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

CEHENNEMLİK

Öldükten sonra yerinin cehennem olacağı sanılan, cehenneme layık (kimse). Hamamın ocağı, külhan. Modern ekmek fırınlarında ateşin bulunduğu en sıcak bölüm.

CEZBETMEK

Kendine çekmek, bağlamak, etkilemek.

BİŞİ

Çörek, tatlı bir tür ekmek.

BEYGİR

At. Atlama beygiri. Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at.

BENZEŞEN

Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BİNİT

Binilecek taşıt ya da hayvan. Hamur durumundaki ekmeklerin, fırına atılmadan önce içine konulduğu oyuk gözlü tahta.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.