Kelimeler arşivinde; içinde "eklemek" olan, toplam 108 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eklemek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eklemek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eklemek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÜRTMEKLEMEK, GÜVESEKLEMEK
ÇEYREKLEMEK, DEĞNEKLEMEK, DESTEKLEMEK, DİRSEKLEMEK, GERÇEKLEMEK, KÖSTEKLEMEK, BELLEKLEMEK, BESTEKLEMEK, BÜZDEKLEMEK, ÇENTEKLEMEK, ÇEVREKLEMEK, DÜRTEKLEMEK, FİŞŞEKLEMEK, FİŞTEKLEMEK, GASLEKLEMEK, GİZZEKLEMEK, GÜZLEKLEMEK, İPOTEKLEMEK, KESTEKLEMEK, KÖRSEKLEMEK, NELBEKLEMEK, PÜSTEKLEMEK, SÜMSEKLEMEK, TÜYNEKLEMEK
BEZEKLEMEK, ÇİÇEKLEMEK, EVLEKLEMEK, ÖRNEKLEMEK, PİNEKLEMEK, TEVEKLEMEK, TÜNEKLEMEK, YEDEKLEMEK, YELEKLEMEK, BELEKLEMEK, DEHEKLEMEK, DENEKLEMEK, DEŞEKLEMEK, DİDEKLEMEK, DİHEKLEMEK, DÖLEKLEMEK, EĞREKLEMEK, EKMEKLEMEK, ELMEKLEMEK, ENCEKLEMEK, ENDEKLEMEK, ERKEKLEMEK, EVSEKLEMEK, FİŞEKLEMEK, GÖDEKLEMEK, GÖREKLEMEK, HELEKLEMEK, HEREKLEMEK, HEVEKLEMEK, HEYEKLEMEK, Devamını Oku »»
EMEKLEMEK, ETEKLEMEK, İNEKLEMEK, İTEKLEMEK, BÜEKLEMEK, ELEKLEMEK, ENEKLEMEK, EVEKLEMEK, FREKLEMEK, İLEKLEMEK, İMEKLEMEK, İREKLEMEK, İVEKLEMEK, ÖMEKLEMEK, ÖREKLEMEK, ÖŞEKLEMEK, ÖZEKLEMEK, ÜREKLEMEK, ÜTEKLEMEK
BEKLEMEK, TEKLEMEK, CEKLEMEK, DEKLEMEK, GEKLEMEK, HEKLEMEK, KEKLEMEK, MEKLEMEK, PEKLEMEK, SEKLEMEK, YEKLEMEK, ZEKLEMEK
EKLEMEK
EKLEMEK
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek. Bir şeyi ek olarak kullanmak.
KÖSTEKLEMEK
Hayvanın ayağına köstek vurmak. Bir işi yürümez duruma getirmek, engellemek.
GERÇEKLEMEK
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak, doğrulamak, teyit etmek.
BELLEKLEMEK
Bellemek, öğrenmek.
DÜRTMEKLEMEK
Dürtüp durmak.
GÜVESEKLEMEK
İnek ve manda çiftleşmek istemek.
DEĞNEKLEMEK
Değnekle vurmak.
ÇEYREKLEMEK
Süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak.
BÜZDEKLEMEK
Miskince hareket etmek, oyalanmak, duraksamak.
ÇENTEKLEMEK
Yontmak.
BESTEKLEMEK
Sözü misal getirerek kuvvetlendirmek, desteklemek: Sözünü bestekle.
DESTEKLEMEK
Destek koymak. Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak, müzaheret etmek. Arka olmak, arka çıkmak.
DİRSEKLEMEK
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek.
FİŞŞEKLEMEK
Kışkırtmak.
DÜRTEKLEMEK
Dürtüp durmak.
ÇEVREKLEMEK
Bir kimseden fayda umarak çevresinde dolaşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUŞAKLAMAK
Hayvanın iki ayağını duşakla bağlamak, kösteklemek.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
BEZEKLEME
Bezeklemek işi.
ÇERGECİ
Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
AYAZLAMAK
Hava ayaza çevirmek. Boş yere beklemek, eline bir şey geçmemek. Ayazda kalıp üşümek.
ÇIKMA
Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
BEKLEME
Beklemek işi.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.
DOĞRULAMAK
Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak.
DOĞDURMAK
Doğuncaya kadar beklemek.
DURMAK
Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
ÇİÇEKLEME
Çiçeklemek işi.
BEKLEŞMEK
Birlikte veya karşılıklı beklemek.
AYLAMAK
Beklemek. Ayı dolduran bir süre geçirmek, aylarca kalmak. Sürmek, devam etmek.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
DESTEKLEME
Desteklemek işi. Devletçe yapılmış olan para yardımı, sübvansiyon.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
DESTEKLEŞMEK
Birbirlerini desteklemek.