Kelimeler arşivinde; içinde "eklem" olan, toplam 171 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eklem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eklem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eklem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EKLEMBACAKLILAR
EKLEMKÜFLÜCESİ, EKLEMLENDİRMEK
EKLEMLENDİRME, ÖRNEKLEMDEĞER
DÜRTMEKLEMEK, GÜVESEKLEMEK, İÇGERÇEKLEME, YEKLEMCİKTEN
ÇEYREKLEMEK, DEĞNEKLEMEK, DESTEKLEMEK, DİRSEKLEMEK, EKLEMLENMEK, EKLEMSİZLER, GERÇEKLEMEK, KÖSTEKLEMEK, BELLEKLEMEK, BESTEKLEMEK, BÜZDEKLEMEK, ÇENTEKLEMEK, ÇEVREKLEMEK, DÜRTEKLEMEK, FİŞŞEKLEMEK, FİŞTEKLEMEK, GASLEKLEMEK, GİZZEKLEMEK, GÜZLEKLEMEK, İPOTEKLEMEK, KESTEKLEMEK, KÖRSEKLEMEK, NELBEKLEMEK, PÜSTEKLEMEK, SÜMSEKLEMEK, TÜYNEKLEMEK
BEZEKLEMEK, ÇİÇEKLEMEK, DESTEKLEME, EKLEMLEMEK, EVLEKLEMEK, GERÇEKLEME, KÖSTEKLEME, ÖRNEKLEMEK, PİNEKLEMEK, TEVEKLEMEK, TÜNEKLEMEK, YEDEKLEMEK, YELEKLEMEK, BELEKLEMEK, ÇEYREKLEME, DEĞNEKLEME, DEHEKLEMEK, DENEKLEMEK, DEŞEKLEMEK, DİDEKLEMEK, DİHEKLEMEK, DİRSEKLEME, DÖLEKLEMEK, EĞREKLEMEK, EKLEMLENME, EKLEMLİLER, EKMEKLEMEK, ELMEKLEMEK, ENCEKLEMEK, ENDEKLEMEK, Devamını Oku »»
BEKLEMELİ, BEZEKLEME, ÇİÇEKLEME, EKLEMLEME, EMEKLEMEK, ETEKLEMEK, EVLEKLEME, HEREKLEME, İLMEKLEME, İNEKLEMEK, İTEKLEMEK, ÖRNEKLEME, PİNEKLEME, TEVEKLEME, TÜNEKLEME, YEDEKLEME, YELEKLEME, BÜEKLEMEK, DİLEKLEME, DİREKLEME, ELEKLEMEK, ENEKLEMEK, EVEKLEMEK, FREKLEMEK, GÖDEKLEME, İLEKLEMEK, İMEKLEMEK, İREKLEMEK, İVEKLEMEK, ÖLÇEKLEME, Devamını Oku »»
BEKLEMEK, EKLEMELİ, EKLEMSİZ, EMEKLEME, ETEKLEME, İNEKLEME, İTEKLEME, ÖRNEKLEM, TEKLEMEK, CEKLEMEK, DEKLEMEK, EKLEMLER, ELEKLEME, EREKLEME, EŞEKLEME, GEKLEMEK, HEKLEMEK, KEKLEMEK, MEKLEMEK, ÖBEKLEME, PEKLEMEK, SEKLEMEK, TEKLEMEĞ, YEKLEMEK, ZEKLEMEK
BEKLEME, EKLEMEK, EKLEMLİ, TEKLEME, DEKLEME, EKLEMİC, KEKLEME
EKLEME, SEKLEM, TEKLEM
EKLEM
EKLEM
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.
EKLEMBACAKLILAR
Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.
DÜRTMEKLEMEK
Dürtüp durmak.
ÖRNEKLEMDEĞER
Örneklemedeki değerlerden bulunan bir değer. Ortalama, değişke ve benzerleri. kümesi X olasılıksal değişkeninden alınmış bir rasgele örneklem ise, Y = g işlevi. Bu işlev, bilinmeyen bir değiştirge içermez. bağımsız olasılıksal değişkenleri belli bir olasılıksal dağılımı olan X olasılıksal değişkeni ile aynı dağılımlı ise 'ye X'den bir rasgele örneklem adı verilir.
EKLEMSİZLER
Kolsu ayaklılardan, kavkı çenetleri arasında eklem olmayan bir sınıf.
DEĞNEKLEMEK
Değnekle vurmak.
ÇEYREKLEMEK
Süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak.
EKLEMLENMEK
Eklemle birleşmek. Bir araya getirilmek, topluca bitiştirmek.
DİRSEKLEMEK
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek.
GÜVESEKLEMEK
İnek ve manda çiftleşmek istemek.
İÇGERÇEKLEME
Bir gözlem yordamı ya da bir ölçme aracına alınan yanıtların geçerliğini ölçmek üzere, yanıtları kendi içinde tutarlılık süzgecinden geçirme, bk. geçerlik saptama yolları, geçerlik sınaması.
EKLEMKÜFLÜCESİ
Küflerin, eklem bölgelerinde gelişmesinden doğan hastalık.
EKLEMLENDİRME
Eklemlendirmek işi.
YEKLEMCİKTEN
Yalandan, şakadan.
DESTEKLEMEK
Destek koymak. Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak, müzaheret etmek. Arka olmak, arka çıkmak.
EKLEMLENDİRMEK
Eklemlenme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKLEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
AYAZLAMAK
Hava ayaza çevirmek. Boş yere beklemek, eline bir şey geçmemek. Ayazda kalıp üşümek.
BEKLENMEK
Bekleme işine konu olmak.
BEKLEŞMEK
Birlikte veya karşılıklı beklemek.
ARTROZ
Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ATIFET
İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
BEZEKLEME
Bezeklemek işi.
ARTRİT
Eklem romatizması.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
AYLAMAK
Beklemek. Ayı dolduran bir süre geçirmek, aylarca kalmak. Sürmek, devam etmek.
BEZEYİCİ
Bezekleme yapan ressam.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
BEKLETMEK
Bekleme işini birine yaptırmak. Oyalamak.
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.
BEKLEME
Beklemek işi.
BEKLEYİŞ
Bekleme işi.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.