Kelimeler arşivinde; içinde "ekit" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekit bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ekit ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekit olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEKİTMEMEK
MEKİTAZİN
BEKİTMEK, YEKİTMEK, SEKİTMEN, KEKİTMEK, SEKİTMEK, PEKİTMEK
SEKİTME, KİTEKİT, LEKİTUS, PEKİTME, MUTEKİT, BEKİTME
TEKİT, ÇEKİT, KEKİT, MEKİT, PEKİT
EKİT
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası, alet vb., implant. Pekmez ve benzerleri maddelerin çok koyu, katıya yakın şekli: Pekmez ekit oldu.
KİTEKİT
Ağız ağıza dolu.
BEKİTMEK
Kapamak, tıkamak.
SEKİTMEK
Sektirmek.
KEKİTMEK
Sapıtmak, kaçırmak (göz için): Gözünü kekitmeye gelmez. Kımıldatmak, oynatmak : Gözünü kekitmeden bakıyor. Saptırmak, yönünü değiştirmek.
PEKİTME
Pekitmek işi, tekit.
SEKİTMEN
Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. Bir çeşit sığır hastalığı. Arkalıksız iskemle.
BEKİTME
Bekitmek işi.
TEKİT
Kuvvetleştirme, sağlamlaştırma. Üsteleme.
SEKİTMEMEK
Ara vermemek: Yağmur sekilmeden yağıyor.
MUTEKİT
Bir şeye inanan, itikat eden, inançlı, inanlı, imanlı, mümin, dindar.
YEKİTMEK
Hafif topallamak.
PEKİTMEK
Güç vermek, güçlendirmek, tekit etmek. Daha önce istenip de yerine getirilmemiş bir iş için yeniden resmî bir yazı yazmak, tekit etmek.
SEKİTME
Sekitme işi.
MEKİTAZİN
Fenotiyazin grubu, antihistaminik amaçlı kullanılan bir ilaç.
LEKİTUS
Dişi cinsiyet hücresi olan ovumdaki vitellus maddesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜSTELEME
Üstelemek işi, tekit.
GEREKLEYİŞ
Uyak harfinden önce bir uyak harfi daha getiriş. Keremle kalem tam uyaklıdır. Kereme haremin uyak getirilmesi gerekleyiş olur. Buna pekitme (es.t. teşdit] denir.
BERKİLMEK
Pekişmek, sertleşmek, katılaşmak, sıkışmak. İncinmek, burkulmak. Tesbit edilmek, pekitilmek, pekişmek.
GEDEBOT
Musluk: Gedebotu bekit su akmasın.
İNANLI
İnanı olan, bir şeye bütün varlığıyla inanmış bulunan, imanlı, mümin, mutekit.
KAVİLEŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekitmek, pekiştirmek.
TURGU
vakıf, te'sis (bk. bekit). -betisi (dayancı): vakfiyye, te'sis senedi.
VAKFEDİLMİŞ
turgulanmış, bekitlenmiş.
MÜMİN
İnanan, inançlı, imanlı, mutekit. Müslüman.
TEKİDEN
Tekit ederek, tekit yoluyla, üsteleyerek, yineleyerek.
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit.
İMANLI
İmanı olan, inançlı, mutekit. İnsaflı, vicdanlı.
İNDEM
Az ya da çok sözcüklerinin başına getirilerek onları pekitmeye yarar: İndem çok konuşuyor.
BERKİLÜ
Pekitilmiş, kapalı.
TURGULANMIŞ
vakfedilmiş (bk. bekitlenmiş).
ÖNYİNELEM
Söze, pekitme değeri ve coşku katmak için her önermenin, her önerme parçasının başında bir sözcüğün yinelenmesi: / Hâlâ hurafeler yaşatır her çürük kafes; / Hâlâ beşik gıcırtısı, hâlâ o tozlu ses. (Tevfik Fikret).
İMPLANT
Ekit. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. Vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. Vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde.
BERKİDİLMEK
Kuvvetlendirilmek, pekitilmek.
ÜSTELEMEK
Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek. Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak, tekit etmek. Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak, inzimam etmek. Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek, nüks etmek.
TURGUCU
vâkıf (bk. bekitçi).