İçinde EKELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ekele" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ekele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MÜSTEMLEKELEŞMEK

15 harfli kelimeler

KRALİÇEKELEBEĞİ, MÜSTEMLEKELEŞME

12 harfli kelimeler

SÖYEKELENMEK

11 harfli kelimeler

HAREKELEMEK, KUREKELEMEK, TENEKELEMEK

10 harfli kelimeler

YEKELENMEK, HAREKELEME, HEKELENMEK, KELTEKELER, TENEKELEME, LEKELENMEK, LEKELETMEK, SEKELETMEK, TEKELENMEK

9 harfli kelimeler

LEKELETME, SEKELEMEK, EKELEŞMEK, EKELENMEK, LEKELENME, ÇEKELEMEK, KEKELEMEK, KEKELEYİŞ, LEKELEMEK, ÇEKELEBÜZ, ÇEKELEVİZ, ÇEKELEVUZ, ÇEKELEVÜZ

8 harfli kelimeler

EKELEMEK, LEKELEME, KEKELEME, ÇEKELEME

7 harfli kelimeler

KEKELEZ, ÇEKELES, KEKELEK, HEKELEK, TEKELEK, ÇEKELEZ, TEKELER, VEKELET

6 harfli kelimeler

TEKELE

5 harfli kelimeler

EKELE

Bazı kelimelerin anlamları

EKELE

Halk dilinde Ülser.

SEKELETMEK

Sendeletmek, sektirmek.

SÖYEKELENMEK

Tavsız ateşte iyi pişmemek, kararmak (ekmek vb.).

LEKELETMEK

Lekeli duruma getirmek.

TENEKELEME

Tenekelemek işi.

HAREKELEME

Harekelemek işi.

MÜSTEMLEKELEŞME

Sömürgeleşme.

LEKELENMEK

Leke oluşmak. Kötü tanınmak.

KUREKELEMEK

Silip süpürmek, küremek.

TENEKELEMEK

Teneke kutuya doldurmak.

HEKELENMEK

Kızmak, sinirlenmek.

YEKELENMEK

Kibirlenmek.

KELTEKELER

Kertenkele, keler.

KRALİÇEKELEBEĞİ

Tırtıl çağında özellikle kayısılara zarar veren ve yurdumuzda rastlanan, ön kanatları sarı, arka kanatları beyaz kelebek.

HAREKELEMEK

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde ünlü ile okunabilmesi için ünsüzlerin altına veya işaret koymak.

MÜSTEMLEKELEŞMEK

Sömürgeleşmek.

  -   -   -  

Anlamında EKELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEYAZLATICI

Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.

ALAZLAMA

Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.

KIZAMIK

Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık.

KIZIL

Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.

KEKELEME

Kekelemek işi.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

DANG

Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık.

ÇÜRÜMEK

Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.

KİRLENMEK

Kirli duruma gelmek, pislenmek. Kadının ırzına geçilmek, iffeti bozulmak, lekelenmek. Kadın aybaşı olmak. Onuru lekelenmek.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

KARAMAK

Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.

BENEK

Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

BENEKLİ

Ufak lekeleri bulunan.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

KEKELEYİŞ

Kekeleme işi.

İNDİFA

Püskürme. Kızamık, kızıl vb. hastalıklarda vücutta kırmızı lekeler görülme. Başkaldırma, isyan etme, ayaklanma.

ÇEKELEME

Çekelemek işi.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

İMROZ

Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.