Kelimeler arşivinde; içinde "dıram" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dıram bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dıram ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dıram olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FILDIRAMAK, YALDIRAMAK, SANDIRAMAK, PALDIRAMAK, KILDIRAMAK, GILDIRAMAK, DIRAMUDANA, FALDIRAMAK, ÇILDIRAMAK, CILDIRAMAK, YILDIRAMAK
ILDIRAMAH, ILDIRAMAK, İLDIRAMAK, BIDIRAMAK, BADIRAMBA, YILDIRAMA
DIRAM
DIRAM
Uyuşuk kişi.
PALDIRAMAK
Bağırıp çağırmak. Gürültülü ses çıkarmak. Gök gürlemek. Kavga etmek.
YALDIRAMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak. Parlamak.
DIRAMUDANA
Bir rüzgâr türü.
GILDIRAMAK
Fiyat artmak: Buğdaylar gıldıradı. Yuvarlanarak ses çıkarmak.
SANDIRAMAK
Sayıklamak, uykuda konuşmak.
FILDIRAMAK
Gözleri parıl parıl yuvalarında oynamak, parlamak.
FALDIRAMAK
Soğuktan titremek, çeneleri birbirine vurmak. Korku, kızgınlık ve heyecandan titremek. Yaşlılıktan dolayı ses titremek.
BIDIRAMAK
Kendi kendine konuşmak, mırıldanmak, homurdanmak, söylenmek fısıldamak. Çok ve yersiz söylemek, söylenmek. Konuşmak.
ILDIRAMAK
Arasıra parlamak: Karşıda bir ateş ıldırayıp duruyor. Çok hafif ışık vermek.
KILDIRAMAK
Dere suyu, çakıllar arasından akarken ses çıkarmak.
CILDIRAMAK
Karanlıkta göz parlamak. Göz kaymak: Gözleri cıldırayıp durur.
ÇILDIRAMAK
Hafif rüzgâr esmesiyle ağaçlar ve çalılar hışırdamak, ses çıkarmak. Su şırıldayarak akmak. Deve ve koyun gibi hayvanlara takılan top çanlar ses çıkarmak. Bir şeye çıldır çıldır ses çıkarmak.
İLDIRAMAK
Götürmek, iletmek.
ILDIRAMAH
Arasıra parlamak.
YILDIRAMAK
Parıldamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DIRAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HINCADEK
Çok ağır: Sepet hıncadek, kaldıramadım.
GALDURAMAMAH
Kaldıramamak.
YAPINDIRMAK
Bir işi kendi eliyle, özenle yapmak. İşi, olur duruma getirebilmek, becermek: Bu işi, sonunda yapındırabildi. Yavaş yavaş alıştırmak. Benzetmek, uyum sağlamak: Bu elbiseyi o kadar yapın-dıramayacak. Elde ettirmek, alıştırmak, kabiliyetli hale getirmek.
ZORLANMAK
Zorlama işi yapılmak. Güçlenmek. Sıkıntıya düşmek. Zorluk çekmek: Boşuna zorlanıyorsun bu taşı kaldıramazsın. Üzülmek.
YILDIRAMA
Yıldıramak durumu.