Kelimeler arşivinde; içinde "düze" olan, toplam 120 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düze bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu düze ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düze olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÜZELTİLEBİLMEK, DÜZENLENEBİLMEK, DÜZENLETEBİLMEK, DÜZENLEYEBİLMEK, ISILDÜZENLEYİCİ
DÜZENLEMECİLİK, DÜZENLEYİCİLİK, DÜZELTİLEBİLME, DÜZENLENEBİLME, DÜZENLETEBİLME, DÜZENLETTİRMEK, DÜZENLEYEBİLME
TEKDÜZELEŞMEK, DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, DÜZENLEŞTİRME, DÜZENLETTİRME
DÜZELTİCİLİK, TEKDÜZELEŞME, ÇOKDÜZEYLEME, DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, DÜZELTTİRMEK, ISIDÜZENLEME
DÜZELTİLMEK, DÜZENLEMECİ, DÜZENLENMEK, DÜZENLEYİCİ, DÜZENSİZLİK, DÜZEYSİZLİK, DÜZELEBİLME, DÜZELTTİRME, DÜZENBAZLIK, DÜZENLETMEK, DÜZENNEMEYH, DÜZENTARAĞI, DÜZENTİLEME, ISIDÜZENLER
DÜZENCİLİK, DÜZENLEMEK, DÜZENLEŞİK, DÜZENLİLİK, TEKDÜZELİK, DÜZEBİLMEK, DÜZELİŞMEK, DÜZELTİLME, DÜZELTMECİ, DÜZENLENME, DÜZENLEŞİM, DÜZENLETME, DÜZENLEYEN, DÜZENLEYİM, DÜZENLEYİŞ, DÜZENNEMEK, DÜZENTASAR, DÜZEYÖLÇER, DÜZEYSİZCE, EŞDÜZELTİM, YANKIDÜZEN
DÜZEÇLEME, DÜZELTİCİ, DÜZELTMEK, DÜZELTMEN, DÜZENLEME, ÇEKİDÜZEN, DÜZEBİLME, DÜZENKOLU, DÜZERLEME, GARADÜZEN, KARADÜZEN, ÖZDÜZENCE, SIRADÜZEN
DÜZELMEK, DÜZELTİM, DÜZELTME, DÜZENBAZ, DÜZENSİZ, DÜZEYSİZ, ALTDÜZEY, ARKDÜZEN, BİDÜZEYE, DÜZELDEK, DÜZELTEÇ, DÜZELTİŞ, DÜZENCİK, DÜZENDAŞ, DÜZENGEÇ, DÜZENLEÇ, DÜZENLİK, DÜZENMEK, DÜZERMEK, DÜZETMEK, YOLDÜZER
DÜZELME, DÜZELTİ, DÜZEMEK, DÜZENCE, DÜZENCİ, DÜZENEK, DÜZENLİ, DÜZEYLİ, TEKDÜZE, DÜZEMEÇ, DÜZENGE, DÜZENME, DÜZENNİ, DÜZENTİ, DÜZEREK, DÜZEREN, DÜZERGE, İÇDÜZEY
DÜZEME, DÜZEGİ, DÜZENİ
DÜZEÇ, DÜZEM, DÜZEN, DÜZEY, DÜZEL
DÜZE
DÜZE
Doz.
DÜZENLEYEBİLME
Düzenleyebilmek işi.
TEKDÜZELEŞMEK
Tekdüze bir duruma gelmek.
DÜZENLENEBİLME
Düzenlenebilmek işi.
DÜZELTEBİLMEK
Düzeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTMECİLİK
Eldeki imkânlarla, ihtilale başvurmadan toplum düzeninin daha iyi duruma getirilebileceğini, sosyal adaletin sağlanabileceğini ileri süren siyasi sistem, ıslahatçılık, reformculuk.
DÜZENLEMECİLİK
Düzenlemecinin yaptığı iş.
DÜZENLEYEBİLMEK
Düzenleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZENLEYİCİLİK
Düzenleyicinin yaptığı iş.
DÜZENLENEBİLMEK
Düzenlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTİLEBİLMEK
Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ISILDÜZENLEYİCİ
Bir yerin sıcaklığını, ısı kaynağını düzenleyerek denetleyen aygıt.
DÜZENLETEBİLMEK
Düzenletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZENLETTİRMEK
Düzenletme işini yaptırmak.
DÜZENLETEBİLME
Düzenletebilmek işi.
DÜZELTİLEBİLME
Düzeltilebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
AHENKLİ
Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AHENKSİZLİK
Uyumsuzluk, düzensizlik.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.