İçinde DÜRÜS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dürüs" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dürüs bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dürüs ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dürüs olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TENDÜRÜSLÜK

9 harfli kelimeler

DÜRÜSTLÜK, TENDÜRÜST

8 harfli kelimeler

TENDÜRÜS

6 harfli kelimeler

DÜRÜST

5 harfli kelimeler

DÜRÜS

Bazı kelimelerin anlamları

DÜRÜS

Dürüst. Dürüst, doğru.

TENDÜRÜS

Temiz, titiz, düzenli. Derli toplu, düzenli.

TENDÜRÜSLÜK

Temizlik, titizlik.

DÜRÜST

Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse). Kurallara uygun, yanlışsız.

TENDÜRÜST

Dinç, sağlam.

DÜRÜSTLÜK

Doğruluk.

  -   -   -  

Anlamında DÜRÜS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜRÜS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKALIN

Haydi: Akalın gidelim. Dürüst, temiz, namuslu kişi. Adıyaman ilinde, Akıncılar nahiyesine bağlı bir bölge. Batman kenti, Hasankeyf ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri kenti, Yüksekova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehri, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

NAMUS

Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet. Dürüstlük, doğruluk.

AÇIKER

Dürüst, doğru insan.

DELİKANLI

Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).

AKADLI

Doğruluğuyla ve dürüstlüğüyle ünlü kimse.

AÇIKALIN

Doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayan kimse.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

ONAT

Özenli, düzgün, uygun. Dürüst, iyi ahlaklı. Yararlı.

AKALAN

Dürüstlüğüyle ünlenen kimse. Bursa ili, Orhaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Acıpayam ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Eğil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İstanbul ilinde, Çatalca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Kemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Nurettin bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SELİM

Doğru, dürüst, kusursuz. Sonu iyi, tehlikesiz, kötücül olmayan, iyicil (ur veya hastalık). Kars iline bağlı ilçelerden biri.

DOĞRULUK

Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet. Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması.

İSMET

Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik. Dürüstlük, temizlik.

DİNÇ

Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana. Canlı, zinde bir biçimde.

DOĞRU

Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

AHLAKSIZ

Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

İSMETLİ

Ahlak kurallarına bağlı, ismet sahibi. Dürüst olan.

İSMETSİZ

Ahlak kurallarına aykırı davranan. Dürüst olmayan.

AKAĞAN

Çok akan. Dürüstlüğüyle yükselen, yukarı çıkan kimse.

İNSANLIK

İnsan olma durumu, insaniyet. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi, insaniyet. İnsanların tümü, beşeriyet. İnsanca davranma, insaniyet. Doğru dürüst insana yakışır durum, adamlık, âdemiyet. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma, insaniyet. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi, insaniyet.

AKAD

Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.