İçinde DÖVMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dövmek" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dövmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dövmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dövmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

DÖVMEKAYA

Bayburt ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında DÖVMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖVMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OKŞAMAK

Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.

HIRPALAMAK

Örselemek. Dövmek. İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak.

AFKALAMAK

Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.

BALYOZLAMAK

Balyozla vurmak, balyozla dövmek.

SİLKELEMEK

Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.

DÖVÜŞMEK

Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.

YAYIKLAMAK

Yayıkta dövmek.

MARİZLEMEK

Dövmek, dayak atmak.

DÖVME

Dövmek işi. Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma. Dövülerek yapılan. Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya). Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılmış olan yazı veya resim.

ÇEKİÇLEMEK

Çekiçle dövmek.

SOPALAMAK

Sopa ile vurmak, dövmek.

GİRİŞMEK

Bir işi ele almak. Kalkışmak. Başlamak. Birbirine karışmak. Dövmek. Kavgaya tutuşmak.

TOKAÇLAMAK

Çamaşırı tokaçla dövmek.

DİNK

Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek. Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç.

PARALAMAK

Parçalamak. Dövmek, hırpalamak. Yıpratıp eskitmek.

TEPELEMEK

Ayakları altında ezmek. Kıyasıya dövmek. Bozguna uğratmak, hırpalamak. Öldürmek.

COPLAMAK

Copla vurmak, copla dövmek.

BENZETMEK

Benzer duruma getirmek. Bir şeyde başka şeye benzeyen yönler bulmak. Dövmek. Kötü bir duruma getirmek, bozmak.

DÖVÜNMEK

Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.

PATAKLAMAK

Rastgele vurarak dövmek.