Kelimeler arşivinde; içinde "dönme" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dönme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dönme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dönme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇÖNÇEDÖNMEZ, DÖNMEZTEKİN
DÖNMEZCAN, DÖNMEZLER, DÖNMEZSOY, PİRDÖNMEK
DÖNMEZER, ERDÖNMEZ, İŞDÖNMEK
DÖNMELİ, DÖNMECE, İÇDÖNME
DÖNMEK, DÖNMEÇ, DÖNMEZ
DÖNME
DÖNME
Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.
DÖNMEZSOY
Sözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli bir soydan gelen kimse.
DÖNMEZTEKİN
Sözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli hükümdar.
ÇÖNÇEDÖNMEZ
Karmakarışık.
DÖNMEZER
Sözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli kimse.
İŞDÖNMEK
Kalıbı çıkarılan döküm eşyasını döner fıçı içindeki .suyla yıkamak. (Bursa).
DÖNMELİ
Bir tür halı motifi.
DÖNMEK
Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.
İÇDÖNME
Aynı özdecik içindeki kimi parçaların birbirlerine göre yaptıkları dönmesel devinim.
DÖNMEZCAN
Sözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli kimse.
DÖNMECE
Ağaçtan yapılmış pulluk. Pişmanlık.
PİRDÖNMEK
Hızlı dönmek, fırlanmak.
ERDÖNMEZ
Sözünden dönmeyen, doğru sözlü yiğit.
DÖNMEÇ
Köşebaşı. Suyun dolanarak aktığı yer.
DÖNMEZ
Sözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli.
DÖNMEZLER
Şırnak şehri, Beytüşşebap ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖNDÜRMEK
Dönmesini sağlamak. Düzene koymak, yönetmek. bir duruma getirmek. Başarısız saymak, geri çevirmek. Çevirmek, bükmek.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BURKULMAK
Burkma işine konu olmak. Üzüntü duymak. Kol, parmak vb. birdenbire kendi eklemi üzerinde dönmek, bir zorlanma sonucunda incinmek.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
ÇEVRİNMEK
Bir şeyin etrafında saygı ile dolanmak, tavaf etmek. Kendini çevirmek, dönmek.
DİKBAŞLI
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).
CAYMAK
Sözünden, kararından dönmek, vazgeçmek.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
DEVERAN
Dolaşım, dönme. Kan dolaşımı.
ÇEVRİLMEK
Çevirme işine konu olmak. Kendini çevirmek, birine dönmek.
DÖNENMEK
Olduğu yerde veya bir şeyin çevresinde dönmek.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
DOLANMAK
Bir şeyin çevresine sarılmak. Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak. Karışmak, dolaşmak. Gelişigüzel gezmek.
DEVRETMEK
Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
DEVRİLMEK
Devirme işi yapılmak. Dönmek. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak.
CEHENNEMLEŞMEK
Cehenneme dönmek. Aşırı üzüntü ve sıkıntı çekilen yer durumunu almak.
ÇEVRİNTİ
Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.