İçinde DURMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "durma" olan, toplam 206 tane kelime bulunuyor. İçerisinde durma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu durma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında durma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VERÜGELİPDURMAK

14 harfli kelimeler

ÇABALAYADURMAK, VATANLANDURMAK

13 harfli kelimeler

DONDURMACILIK, ARUKLANDURMAK, AŞIRIDOLDURMA, BEKLEYEDURMAK, ÇABALAYADURMA, GÖZLEYÜDURMAK

12 harfli kelimeler

BAŞVURDURMAK, UYDURMACILIK, BEKLEYEDURMA, DALBINDURMAK, DALLANDURMAK, DOLGUNDURMAK, DURMAÇLANMAK, KADIDONDURMA, MORCUHDURMAK, PAĞİRTDURMAK, TOKLAŞDURMAK, YUVLUNDURMAK

11 harfli kelimeler

BAŞVURDURMA, BULUNDURMAK, DOKUNDURMAK, GOCUNDURMAK, UYDURMASYON, ATLANDURMAK, ÇUĞUNDURMAK, DULUNDURMAK, DURMAÇLAMAK, DURMAKSIZIN, DURMASIZDAN, DURUNDURMAK, IRGANDURMAH, KOCUNDURMAK, KOKİNDURMAK, KORUHDURMAH, OKSUNDURMAK, ÖVÜNEDURMAK, SAVUNDURMAK, SOYONDURMAK, SOYUNDURMAK, TOLANDURMAK, UMSUNDURMAK, YARAŞDURMAK, YERİHDURMAK, YIHANDURMAK, YOCUNDURMAK, YOKSUNDURMA, YOYUNDURMAH, YOZUNDURMAH, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

AVUNDURMAK, BULUNDURMA, DOKUNDURMA, DONDURMACI, YAPADURMAK, ALIŞDURMAK, ALUKDURMAK, BAKADURMAK, BOZUNDURMA, GOCUNDURMA, GÖREDURMAK, İLİNDURMAK, KARŞIDURMA, KODURMAMAK, OCUNDURMAK, OĞUNDURMAK, OVUNDURMAK, ÖVÜNEDURMA, SANADURMAK, SAVUNDURMA, SOYUNDURMA, TAYADURMAK, UGUNDURMAK, UĞUNDURMAK, UYAKDURMAK, UYUNDURMAK, YIĞADURMAK

9 harfli kelimeler

AVUNDURMA, BOĞDURMAK, BOZDURMAK, BULDURMAK, BURDURMAK, BUYDURMAK, DOĞDURMAK, DOLDURMAK, DONDURMAK, DURDURMAK, KONDURMAK, KOVDURMAK, KOYDURMAK, KURDURMAK, SOLDURMAK, SORDURMAK, SOYDURMAK, SUNDURMAK, UYDURMACA, UYDURMACI, VURDURMAK, YOLDURMAK, YORDURMAK, YUMDURMAK, BAKADURMA, BANDURMAK, BUNDURMAK, ÇAHDURMAH, ÇAVDURMAH, ÇÖLDURMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BOĞDURMA, BOZDURMA, BULDURMA, BURDURMA, DOĞDURMA, DOLDURMA, DONDURMA, DURDURMA, DURMADAN, KONDURMA, KOVDURMA, KOYDURMA, KUDURMAK, KURDURMA, OLDURMAK, ONDURMAK, OVDURMAK, OYDURMAK, SOLDURMA, SORDURMA, SOYDURMA, SUNDURMA, UMDURMAK, UYDURMAK, VURDURMA, YOLDURMA, YORDURMA, YUMDURMA, AĞDURMAK, AKDURMAK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KUDURMA, OLDURMA, ONDURMA, OVDURMA, OYDURMA, UMDURMA, UYDURMA, AĞDURMA

6 harfli kelimeler

DURMAK, DURMAÇ, DURMAH

5 harfli kelimeler

DURMA

Bazı kelimelerin anlamları

DURMA

Durmak işi.

BAŞVURDURMAK

Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.

DOLGUNDURMAK

Tehevvüre kaptırmak, öfkelendirip köpürtmek.

DALBINDURMAK

Çırpındırmak.

ARUKLANDURMAK

Zayıflatmak.

VATANLANDURMAK

Yurtlandırmak, yerleştirmek.

VERÜGELİPDURMAK

İleriden beri vermek, veregelmek, devamlı surette vermek.

UYDURMACILIK

Palavracılık.

ÇABALAYADURMAK

Çabalamasını sürdürmek.

DALLANDURMAK

Gizli bir şeyi etrafa yaymak.

AŞIRIDOLDURMA

Yüksek güç almak amacıyla, motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçlı hava gönderme işlemi.

DONDURMACILIK

Dondurmacının yaptığı iş.

ÇABALAYADURMA

Çabalayadurmak işi.

BEKLEYEDURMAK

Beklemesini sürdürmek.

BEKLEYEDURMA

Bekleyedurmak işi.

GÖZLEYÜDURMAK

Gözden kaçırmamak.

  -   -   -  

Anlamında DURMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAHANE

Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.

BALİNA

Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AMUT

Dik durma. Dikme.

BALIKLANDIRMAK

Balık ile doldurmak, süslemek.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

AKŞAMLATMAK

Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.

ANTİFRİZ

Dondurmaz.

ATMASYON

uydurma.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

ASİMİLE

"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ATEŞKES

Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.

AVUNDURMA

Avundurmak işi.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ASILSIZ

Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.