Kelimeler arşivinde; içinde "doğurma" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde doğurma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu doğurma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında doğurma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOĞURMA
Doğurmak işi.
DOĞURMAK
Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak. Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞURMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOĞURTMAK
Doğurmasını sağlamak, doğurmasına yardım etmek.
BALAKLAMAK
Manda doğurmak.
BIZAĞLAMAK
Doğurmak (İnek hakkında).
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
MENOPOZ
Kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona ermesi, âdetten kesilme, yaş dönümü, âdetgörmezlik.
BAŞSUYU
Doğumdan biraz önce gelen kanlı su. Hayvan doğurmadan önce gelen sümüğe benzer su.
DOĞURGANLIK
Çok doğurma durumu, doğurgan olma durumu.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
SÖZLEŞME
Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.
TEVLİT
Doğurma, doğurtma. Sebep olma, oluşturma.
YAVRULAMAK
Hayvan, doğurmak.
DOĞURANLAR
Hayvanların yavru doğurma yoluyla üreyen sınıfı.
DOĞURUŞ
Doğurma işi.
BIZALAMAK
Doğurmak (İnek hakkında).
BIRAKIMAK
Yavrusunu vakitsiz doğurmak, düşürmek (hayvanlar hakkında).
ENİKLEMEK
Kedi, köpek vb. doğurmak.
TAYLAMAK
Kısrak doğurmak.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
KURTULMAK
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak. Bağını koparıp kaçmak. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak. Doğurmak. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak.
ANİŞ
Doğurmayan kadın.