Kelimeler arşivinde; içinde "diğeri" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde diğeri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu diğeri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında diğeri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİĞERİ
Ötekisi, başkası.
YEKDİĞERİ
Bir diğeri, ötekisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİĞERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİNTMEK
Güreşenlerden biri diğerine takla attırmak. Değneği havada çevirerek atmak.
AYNISINI
Başkasını, diğerini, sairini.
BAŞKASI
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.
ANTİBİYOZ
Hayvanların diğer hayvanlarla ilişkilerinde birinin diğeri için zararlı olma durumu. Aynı ortamda bulunan iki mikroorganizmadan birinin diğeri için zararlı olma durumu.
ÖTEKİSİ
Ötede bulunan, diğeri, başkası.
MEĞERKİ
İstek veya emir kipinde olan ve biri diğerini engelleyecek durumda bulunan iki cümleyi birbirine bağlayan bir söz.
ÖBÜRÜ
Öteki, öbür kişi veya şey, diğeri, öbürkü.
KAÇIRMAK
Kaçmasını sağlamak ya da kaçmasına imkân yaratmak. Delirmek. Yararlanamamak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek. Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak. Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek. İstemeyerek altını kirletmek. Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak. Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Zor kullanarak yanında götürmek. Bir işi belirlenen zamanda yapamamak. Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek. Sıvı, gaz vb. sızdırmak. Birini veya bir şeyi göstermemek. Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak.
TEVARÜS
Bir kimseden miras kalma, mirasa konma. Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme.
BİRBİRİ
Karşılıklı olarak bir diğeri.
POLİMERLİK
Biri, diğerinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı, polimeri.
CİNKMEK
Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.
VEKTÖR
Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi. Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı veya omurgasız taşıyıcı canlı. Büyüklüğü ile yönü olan nicelik.
ASILAKLIK
(karşılık: parazitlik), Bir ortak yaşama tipi olup birarada yaşayan iki bireyden biri diğeri zararına ortaklıktan yararlanır. bk. ortak-yaşama, ortakcılık.
ÇAVGIN
Hayvanların erkeklik organı. İnce ve çabuk hareket eden yılan. Çaydanlık. Bir anı diğerine uymayan, kararsız. Rüzgârda karla karışık yağan yağmur. İnsan ve at, eşek gibi hayvanların erkeklik âleti.
ÖTEKİ
Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.
AKİP
Son peygamber, Hazreti Muhammed. Bir diğerinin arkasından gelen.
ÇAHIR
Rakı, şarap. Bir gözü siyah, diğeri beyaz olan (hayvanlar hakkında). Hırsız. Çakır, özel isim.
ÇIMBAR
Dokuma tezgâhındaki kumaşı germeye yarayan iki tarafı dişli araç. Dokuma tezgâhlarında bezi gerdirmek için kullanılan iki tarafı dişli bir aygıt. Dokunan halı, kilim ya da palazı gergin tutmaya yarayan biri delikli, diğeri deliksiz demir araç. (Çatak Emet Kütahya; Mudurnu Bolu).
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.