Kelimeler arşivinde; içinde "dirim" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dirim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dirim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dirim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YETKİLENDİRİM, DEĞERLENDİRİM, BÖLMELENDİRİM, ATADİRİMCİLİK
ÖDÜLLENDİRİM, GERİBİLDİRİM
YÖNLENDİRİM
İNDİRİMSİZ, BİNDİRİMLİ
İNDİRİMLİ, İÇİNDİRİM
SİNDİRİM, DİRİMSEL, DİRİMLİK, ÇİLDİRİM, DİLDİRİM, KESDİRİM, ŞİPDİRİM, BİNDİRİM, BİLDİRİM
İNDİRİM, DİRİMLİ
DİRİM
DİRİM
Hayat, yaşam. Yaşama gücü.
YÖNLENDİRİM
Piyasadaki iktisadi karar birimlerinin kararlarını belli bir sonucu elde etmek amacıyla etkileme. Borsada bir kişi veya grubun diğer yatırımcıları genellikle yasa dışı yöntemlerle yanlış yönlendirerek normalüstü kazançlar elde etmek amacıyla taşınır değerleri alıp satması.
BİNDİRİMLİ
Zamlı.
ÇİLDİRİM
Çay kıyılarında yetişen bir ot.
DİRİMSEL
Hayatla ilgili veya hayata bağlı olan, dirimlik, hayati.
İNDİRİMLİ
Fiyatında değer düşürümü yapılmış, tenzilatlı, iskontolu.
ATADİRİMCİLİK
Dinin; ölü ruhlarının, özellikle ata ruhlarının dirilerek yaşantılarını sürdürdüklerine dayanan evrensel inancın sonunda doğduğunu ileri süren görüş. bk. din.
DİRİMLİK
Hayat, yaşam, sağlık. Mal mülk, gelir. Hayatla ilgili, dirimsel.
İÇİNDİRİM
Belgitin şimdiki değeri üzerinden yapılan indirim.
YETKİLENDİRİM
Yetkilendirme işi, otorizasyon.
İNDİRİMSİZ
Fiyatında değer düşürümü yapılmamış, tenzilatsız, iskontosuz.
GERİBİLDİRİM
Herhangi bir dizgenin ürettiği çıktının, bu dizgeye girdi olarak geri verilmesi yoluyla dizgenin kendi amacından sapan davranışlarını adım adım düzeltmesi, böylece öz denetimini sağlaması olanağı.
ÖDÜLLENDİRİM
Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. Vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. Alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. Sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi.
BÖLMELENDİRİM
Bir aygıtın ölçüme yaraması için belli birimler cinsinden bölmelere ayrılması.
DEĞERLENDİRİM
Bir niceliğin eldeki verilere göre sayısal tutarını bulma.
SİNDİRİM
Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAZ
Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
DÖNÜT
Geri bildirim.
DEKLARASYON
Bildirme, duyurma, ilan etme. Bildiri. Mal bildirimi.
GAZLANMAK
Gaz yağı sürülmek. Sindirim yolunda gaz olmak.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
BİYONİK
Dirim kurgusal.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
GURULDAMAK
Sindirim yollarından bir sıvı geçerken "gur gur" diye ses çıkarmak.
BAĞIRSAK
Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.
BİYOLOJİ
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.
BAYGINTI
Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
GASTROENTEROLOJİ
Sindirim bilimi. Hastanelerde sindirim organları hastalıklarının incelendiği, tedavi edildiği bölüm.
GASTROENTEROLOG
Sindirim bilimci.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
BİYOLOJİK
Biyoloji ile ilgili, dirim bilimsel.
GASTROENTEROLOJİK
Sindirim bilimi ile ilgili.