Kelimeler arşivinde; içinde "dilenci" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dilenci bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dilenci ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dilenci olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİLENCİ
Geçimini dilenerek sağlayan kimse. Israrlı bir biçimde ve arsızca bir şeyi isteyen kimse.
DİLENCİLİK
Dilencinin yaptığı iş. Dilenci olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİLENCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEŞKÜL
Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı. Üstüne, dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı, keşkülüfukara.
COYLANCI
Dilenci.
DEŞİRİCİ
Dilenci: Gelen deşiriciye biraz ekmek ver de sal gönder.
CORT
Dilenci. Tavuk. Öfke, hırs. Şiddet.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
DÖŞÜRMEK
Devşirmek, toplamak. Dilencilik etmek, dilenmek. Toplamak. Devşirmek, toplamak; dilene döşürme. Toplamak, devşirmek.
CERRAR
Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.
DEŞİRCİ
Dilenci.
SADAKA
Dilenciye verilen para. Yardım amacıyla karşılıksız verilen şey.
ALIYALI
Kışın görünen dilenci, isteyici.
BANIŞÇI
Dilenci tabiatlı, anafordan karnını doyuran, pisboğaz.
DİLENÇİ
Dilenci.
DİLENDİRMEK
Dilenecek duruma getirmek. Dilencilik yaptırmak.
APDAL
Çingene. Dilenci. Davul, zurna çalan, çalgıcı (çokça çingene). Sünnetçi. Serseri. Çingene gibi göçebe hayatı süren bir kabile. Görgüsüz. Bencil, kıskanç. Çingene, çalgıcı çingene. Alık, sersem.
GOYGOYCU
Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse. Boşu boşuna, bilgisiz olarak, gereksiz yere çok konuşan kimse. Dilenci. Şakşakçı.
DEŞİRMEK
Devşirmek, toplamak. Dilencilik etmek, dilenmek. Toplamak. Toplamak, düzmek. Toplamak, devşirmek, dilenmek.
DIRAVACI
Yalancı, palavracı. Arsız. Dilenci. Titiz. İşsiz, boşta olan. Saman altından su yürüten kişi.
GEDA
Dilenci. Yoksul, fakir.
BELENGAZ
Dilenci, üstü başı eski olan kimse.
DEDECİ
Dilenci.