Kelimeler arşivinde; içinde "dikilme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dikilme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dikilme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dikilme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİKİLME
Dikilmek işi.
DİKİLMEK
Dikme işi yapılmak. Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİKİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GASTRORAFİ
Delinen veya yırtılan mide duvarının dikilmesi.
ABRILMAK
Birinin üzerine eğilmek, yaslanmak, abanmak. Bacaklarını ayırarak oturmak veya dikilmek.
OYULGALANMAK
Kumaş gelişigüzel dikilmek. Birikmek, sıralanmak.
DURMAK
Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
DİKİLEBİLMEK
Dikilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOĞŞARMAK
Dikilmek, ayakta durmak.
DOKKA
Aşığın tepesi üstüne dikilmesi.
GASTROPEKSİ
Midenin karın duvarına dikilmesi.
DİKİLİŞ
Dikilme işi.
ÇÖYMEK
Yeni yürümeye başlayan çocuk bir kaç saniye ayakta durmak, tay durmak. Alçalmak, aşağı inmek. Bir tarafa kaymak, eğilmek. Sulu şeyler süzülürken kabın kenarından akıtmak. Dikilmek.
DEDEBURNU
Sığırların arka bacaklarının derilerinden yapılan ve dikilmeden ayağın ön kısmını kaplayan çarık. Balıkesir kenti, Konakpınar nahiyesine bağlı bir bölge.
AYIRTMAÇ
Başka yere dikilmek üzere ağaçdan kesilen dal. Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer. Ağaç gövdesinden ayırarak koparılmış büyük dal.
ÇIĞALANMAK
Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek.
DÜRÜ
Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık.
FİDE
Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.
FİDAN
Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.
DİKİLİVERMEK
Ansızın veya çabucak dikilmek.
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
SORUTMAK
Somurtmak, surat asmak. Ayakta durmak, dikilmek, beklemek.