İçinde DEĞDİRME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "değdirme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde değdirme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu değdirme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında değdirme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DEĞDİRME

Değdirmek işi.

DEĞDİRMEK

Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak.

  -   -   -  

Anlamında DEĞDİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEĞDİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖPMEK

Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıya dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.

SÜRMEK

Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

DEĞDİREBİLMEK

Değdirme elinde olmak.

ELEKTRİKLEMEK

Üzerinde elektrik gücü bulunmayan bir iletkene, elektrikli başka bir iletkeni yaklaştırmak veya değdirmek yoluyla elektrik gücü vermek. Etkilemek.

ŞUMLAMAK

Göz değdirmek.

KÖPRÜ

Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

İLDİRMEK

Değdirmek, dokundurmak. Kabataslak dikmek. Hafif ışık vermesi için ateş yakmak. Kapatmak. Değdirmek. Değirmek, dokundurmak, iliştirmek.

DEĞDİRİŞ

Değdirme işi.

DEĞİRMEK

Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak. Değdirmek, dokundurmak.

TUTTURMAK

Tutmasını sağlamak. Takip etmek. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.

DEĞDİRİVERMEK

Çabucak değdirmek.

MUFLA

Cisimleri, aleve değdirmeden ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. Porselen fırını.

DEYİRMEK

Dokundurmak, değdirmek.