Kelimeler arşivinde; içinde "delme" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde delme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu delme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında delme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BASÜBADELMEVT
ÇEŞDELMEK, KÜNDELMEK
GÖDELMEK
DELMECE
DELMEK
DELME
DELME
Delmek işi. Delinerek yapılmış. Yelek.
KÜNDELMEK
Kesici araçların uçları aşınmak, körlenmek: Demirin ucu kündeledi. Küntleşmek, körleşmek.
GÖDELMEK
Yumruklaşmak, şişmek, çıkıntı meydana getirmek.
DELMECE
Delecek biçimde.
DELMEK
Delik açmak, delik duruma getirmek. İncitmek, kırmak.
BASÜBADELMEVT
Diriliş.
ÇEŞDELMEK
Kendini beğenmek, gururlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DELME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOMPRESÖR
Bir akışkanı veya gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan alet, sıkmaç. Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. Sert cisimleri kırmak ve delmek için kullanılan makine.
DEŞMAK
Delmek, yarmak, yara açmak.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
DELEBİLMEK
Delme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DELİCİ
Delen, delme işini yapan kimse veya nesne. Çok etkili, etkileyici.
DELİNMEK
Delme işi yapılmak. Bir şeyde delik oluşmak. Çiğnenmek, uyulmamak, aykırı davranılmak.
GEDMEK
Gedik açmak, çentmek, delmek.
DİRİLİŞ
Dirilme işi, canlanma. Dinî inanışlara göre ölümden sonra dirilme, basübadelmevt. Yeni bir atılımla güç kazanma.
ACENE
Tırpanın sap geçecek deliğini delmeğe yarar çelik aygıt.
BURGULAMAK
Burgu ile delmek, delik açmak.
DELDİRMEK
Delme işini yaptırmak. Geçersiz duruma getirmek.
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
PERFORAJ
Delme.
AKROZOM
Sperm başının ucunda, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren hidroliz enzimlerini kapsayan, Golgi kompleksinden oluşan bir organel. Sperm başının ön kısmında, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren ve yumurtaya penetrasyon için gerekli hidroliz enzimlerini içeren, golgi kompleksinden oluşan bir organel. Spermatozoonun baş kısmında bulunan ve dölleme sırasında yumurta hücresini delmeye yarayan hyaluronidaz ve akrozin gibi enzimleri içeren sivri çıkıntı. Kimi parazit türleri spermatozoalarının önündeki en uç nokta.
ZEDELENMEK
Vurma, çarpma, delme sonucu berelenmek, ezilmek. Zarar görmek.
DELGÜÇ
Ayakkabıcıların deriyi delmek için kullandıkları bir araç, zımba. Köylü kadınların giydiği çarşaf, yeldirme.
DELİVERMEK
Çabucak veya ansızın delmek.
İĞDEMİR
Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç.
BIZ
Biz, birinci çokluk zamiri. Üçgen ya da kare kesitli, sivri uçlu, saplı el aracı .Küçük delikleri delmeye yarar.
DEŞMEK
Oymak, delmek, yara açmak, içini açmak, karıştırmak, kazmak. Bir sorunun üzerinde yeniden durmak, hatırlatmak, kurcalamak.