Kelimeler arşivinde; içinde "dağınık" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dağınık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dağınık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dağınık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARMADAĞINIKLIK
DARMADAĞINIK, DAĞINIKCILIK
DAĞINIKLIK
DAĞINIKÇA, DAĞINIKCI
DAĞINIK
DAĞINIK
Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.
DAĞINIKCILIK
Malın doğrudan doğruya tüketiciye bölüntülü olarak satılması.
DARMADAĞINIK
Darmadağın.
DAĞINIKLIK
Dağınık olma durumu.
DAĞINIKÇA
Biraz dağılmış, dağınık gibi.
DAĞINIKCI
Dağınık olarak mal satan.
DARMADAĞINIKLIK
Darmadağınlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞINIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PASPALLIK
Bakımsızlık, dağınıklık.
PASPAL
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.). Çok kepekli un. Kötü cins esrar.
PEJMÜRDE
Eski püskü, yırtık. Dağınık, perişan.
PERİŞAN
Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.
PERAKENDE
Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.
MÜTEFERRİK
Ayrılmış, dağınık.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
KARIŞIK
Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
DANDİNİ
(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.
GAYRİMUNTAZAM
Düzensiz, dağınık, gelişigüzel.
GRUPLANDIRMAK
Gruplara ayırmak. Dağınık olan şeyleri toplayarak grup oluşturmak.
HERCÜMERÇ
Altüst, karmakarışık, darmadağınık, allak bullak.
KARMAKARIŞIK
Dağınık, düzensiz, çok karışık. Huzursuz, kararsız, karmaşık.
KARIŞMAK
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. Bir araya gelmek, katılmak. Düzensiz, dağınık olmak. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. Engellemek, araya girmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.
DARMADAĞIN
Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar.
CEMİYETLİ
Cemiyet içinde geçen, derli toplu, dağınık olmayan.
ÇÖKERTMEK
Çöktürüp oturtmak. Moral bozmak, dağınıklığa yol açmak. Bulunduğu yere yıkmak, çökmesini sağlamak.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.