Kelimeler arşivinde; içinde "dayanışma" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dayanışma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dayanışma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dayanışma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAYANIŞMACILIK
DAYANIŞMACI, DAYANIŞMALI
DAYANIŞMAK
DAYANIŞMA
DAYANIŞMA
Dayanışmak işi, tesanüt. Bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması, tesanüt.
DAYANIŞMALI
Aralarında dayanışma bulunan.
DAYANIŞMACI
Dayanışmacılıktan yana olan, solidarist.
DAYANIŞMACILIK
Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.
DAYANIŞMAK
Bir topluluğu oluşturan kişiler bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak, mütesanit olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAYANIŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEDERASYON
Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi. Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği.
İMTİHAN
Sınav. Güç, direnme, dayanışma gerektiren, sonucunda deneyim kazandıran zor bir durum.
MÜTESANİT
Dayanışma içinde olan (kimse).
DAYANIŞIK
Üyeleri arasında dayanışma bulunan (millet, topluluk, sınıf vb.), mütesanit.
KARTEL
Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret, üretim kuruluşlarının, genel olarak kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği. Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı.
SOLİDARİST
Dayanışmacı.
ELBİRLİK
Hep birlikte. Bir işi yapmak için birleşme, beraberlik, dayanışma.
SOLİDARİZM
Dayanışmacılık.
KENETLENMEK
Kenetleme işine konu olmak. Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek. Birbiriyle dayanışma içine girmek. Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek.
SINAV
Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılmış olan yoklama, imtihan, test. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum.
TESANÜT
Omuzdaşlık. Dayanışma.
İŞBIRAKIMI
İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları.
DAYANIŞABİLMEK
Dayanışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SACAYAĞI
Üzerine tencere, tava vb. koymaya yarayan, ateş üzerine oturtulan, üç ayaklı çember veya üçgen biçiminde demir destek, sacayak. Her zaman dayanışma içinde olan kimseler, sacayak.
SÖYKELENMEK
Dayanışmak, birbirine kefil olmak. Uzanmak, yatmak, yaslanmak.
İZCİ
İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf. Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç.
YELTEŞİ
Dayanışmayla, birbirine bakıp özenerek: Bu işler yelteşi yapılır.