Kelimeler arşivinde; içinde "dayanak" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dayanak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dayanak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dayanak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAYANAKSIZLIK
DAYANAKSIZ, DAYANAKLIK
DAYANAKLI
DAYANAK
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
DAYANAKLIK
Dayanak, destek olma durumu.
DAYANAKSIZ
Dayanağı olmayan.
DAYANAKSIZLIK
Dayanaksız olma durumu.
DAYANAKLI
Dayanağı olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAYANAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
ISTOP
Çekmece ya da kapakları istenilen konumda durduran dayanak. Çekmecelerin çıkarak düşmesini önleyen eklenti.
DUTAMAK
Tencere tutacağı. Sap, kulp. Vesile, neden. Fırsat. Delil. Anapara. Rehin. Tutunacak, dayanacak kimse, yer. Kolay yanan odun parçaları. Temel, dayanak.
BESTEK
Tavan. Dayanak, destek. Av köpeği.
DAYAH
Destek. Kağnı ve dört tekerlekli arabalarda oku yukarda tutmaya yarayan ağaç destek. Dayak. Eski türkçe tay+e-k: Duvara, kapıya veya ağaca verilen ağaç destek; dövmek; sopa (Erzincan Merkez). Dayak, dövme. Eski türkçe tayak: dayak; destek; dövme. Dayanak, destek.
APUŞKA
Avcıların tüfeklerine dayanak yaptıkları bir metre boyunda, ağaçtan yapılmış, açılır kapanır bir araç.
BELBAĞI
Kuşak, kemer, uçkur. Donun uçkur yeri. Bebeği belinden beşiğe, salıncağa bağlamaya yarayan bezden bağ. İplikten veya ipten örülen ve renkli, nakışlı olabilen ip. Arabanın ortasına sarılan uzun zincir. Dayanak, güvence, manevi destek: Evin reisi olsa, belbağı olurdu.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
TEMEL
Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
MEDAR
Dönence, cezir karşıtı. Dayanak, yardımcı.
IŞIMETKİNLİK
Dayanaksız kimi öğecik çekirdeklerinin kendiliğinden parçalanması özelliği.
GAZGUÇ
Topraktan bitki kökleri ve benzerleri şeyleri çıkarmaya yarayan, sivri uçlu değnek ya da madeni araç. Sıvıları boşaltmaya yarayan huni. Bir yere verilen dayanak.
MESNET
Dayanak. Mevki, makam.
DIRITKI
İnce, dayanaklı olmayan (kumaş için).
İSTİNATGAH
Dayanacak, güvenecek, sığınacak yer, dayanak.
ZEMİN
Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.
KONSOL
Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi.
DAYANÇ
Sabır. Dayanak.
ADMİNİKULUM
Destek, dayanak.
BASMAYAZI
Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerekçeye veya öneriye dayanak olmak üzere kitapçık olarak önceden basılmış olan belgeler.