İçinde DALAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dalama" olan, toplam 50 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dalama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dalama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dalama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SONDALAMACILIK

12 harfli kelimeler

PAYANDALAMAK

11 harfli kelimeler

ARDALAMADAN, GIYADALAMAK, SONDALAMACI, KIYADALAMAK, PAYANDALAMA

10 harfli kelimeler

HURDALAMAH, BARDALAMAK, HURDALAMAK, DALDALAMAK, BAĞDALAMAK, HIRDALAMAK, GAYDALAMAH, GAYDALAMAK, GURDALAMAH, GURDALAMAK, HAYDALAMAK, HIRDALAMAH, KAYDALAMAK, SONDALAMAK, KURDALAMAK, DULDALAMAK, MARDALAMAK, BORDALAMAK

9 harfli kelimeler

KADALAMAK, INDALAMAK, KIDALAMAK, LODALAMAK, SADALAMAK, SIDALAMAK, BAĞDALAMA, YADALAMAK, BORDALAMA, DİDALAMAK, ARDALAMAK, DULDALAMA, HAYDALAMA, VİDALAMAK, GADALAMAK, SONDALAMA

8 harfli kelimeler

VİDALAMA, ONDALAMA, ADALAMAK, KADALAMA, HODALAMA

7 harfli kelimeler

DALAMAN, DALAMAH, DALAMAK

6 harfli kelimeler

DALAMA

Bazı kelimelerin anlamları

DALAMA

Dalamak işi.

PAYANDALAMA

Payandalamak işi.

HURDALAMAK

Ufalamak.

BARDALAMAK

Kösteklemek.

GIYADALAMAK

Kapıyı az açık, aralık bırakmak.

SONDALAMACILIK

Sondalamacının işi, sondajcılık.

ARDALAMADAN

Arkadan arkaya, habersiz, sezdirmeden: Ardalamadan beni şahit yazmışlar.

GAYDALAMAK

Sekerek yürümek.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

KIYADALAMAK

Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak.

DALDALAMAK

Birisini himaye etmek. Örtmek: Çocuğun yüzünü daldala güneş vurmasın. Kapıyı yarı kapamak. Güneş, rüzgâr ve yağmurdan korumak, gözden saklamak. Fırsat bekleyerek bir şey çalmak. Fırsat bekleyip birisine vurmak.

SONDALAMACI

Sondalama yapan kimse, sondajcı.

PAYANDALAMAK

Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak.

HIRDALAMAK

Kırıp dökmek; darmadağın etmek.

HURDALAMAH

Ufalamak.

GAYDALAMAH

Oyuna getirmek.

  -   -   -  

Anlamında DALAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DULDALAMA

Duldalamak işi.

ARGAN

Yaşıt, akran. Akordeon. Akordeon: argan dalaman çalınmak.

BAĞDALAMA

Bağdalamak işi.

ALANLI

Aydın ilinde, Dalama bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş şehrinde, Andırın belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin ili, Kocatepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SONDAJ

Sondalama. Bir durum, bir düşünce ile ilgili olarak yapılmış olan yoklama, araştırma.

HAYDALAMA

Haydalamak biçimi.

BORDALAMA

Bordalamak işi.

DALANMAK

Dalama işine konu olmak. Çatmak, kavga çıkarmak istemek. Azarlanmak, hakarete uğramak. Araştırmak. Bir şey bulaşmış hale gelmek, sarılmak: Dikene dalandım.

ISIRMAK

Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.

YEMEK

Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

VİDALAMA

Vidalamak işi.

HAŞLAMAK

Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.

SONDAJCILIK

Sondalamacılık.

SONDAJCI

Sondalamacı.

BOZBEL

Muğla ilinde, Dalaman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DALAMAH

Azarlamak, çatmak. Dalamak, insanın tenini kabartmak.

VİDALANMAK

Vidalama işine konu olmak.

ÇÖĞMEN

Yüksek dalları veya otluktan ot çekmeğe yarayan çengelli ağaç. Çoban evi. İçinden su akıtılan küçük oluk. Muğla ilinde, Dalaman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SONDALAMA

Sondalamak işi, sondaj.

DALAYIŞ

Dalama işi.