Kelimeler arşivinde; içinde "daban" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde daban bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu daban ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında daban olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DABANMISIRDANI
VARDABANDIRA
DABANDEMİRİ, DABANDORUYA
DABANNAMAK, DEVEDABANI, DABANLAMAK
DABANSURA, DABANNARI, DEREDABAN, DABANDORU, DABANDARI, KARADABAN, DABANBAĞI
DİYDABAN, DÜZDABAN, DALDABAN, KIRDABAN, DABANSIZ, DABANCIK
DABANLI, DABANÇE, DABANÇA, GADABAN, DABANCA
DABAN
DABAN
Esas, asıl, taban. Döşeme. Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta. Değirmen taşının altına konulan kiriş. Bir yerin, yamaçtaki tarlanın alt kısmı, eteği. Zemin kat. Tütün denklerinin en alt kısmı. Sürgü, tırmık. Taşsız, düz ve verimli toprak, tarla. Killi topraklı arazi. Ayağın altı, taban. Ayak ve elin bileğe yakın etli kısmı. Adım. Fahişe. İyi cins kılıç demiri. Taban, aya. Eski türkçe taban: taban; aya.
DABANDEMİRİ
Hazırlanan ayakkabı ile terliği kalıblarına geçirmeğe yarayan bir ayakkabı aracı. (Tokat).
DABANNAMAK
Kovalamak: Babam beni dövmek için çok dabannadı ama tutamadı.
DABANMISIRDANI
Bakır eşya yapılırken tabanları pekiştirmek için kullanılan araç. (Maraş).
VARDABANDIRA
Özellikle savaş gemilerinde işaret alıp vermekte usta er.
DABANLAMAK
Bağ çubuklarının uçlarını sivrilterek toprağa gömmek. Acemice, şaşkın şaşkın iş yapmak. Bir eşya ya da hayvan satılırken ilk söylenen fiyatta direnmek. Yürümek. Geniş adımla yürümek. Bastığı yeri bilmeden uluorta yürümek. Ayakla çiğnemek. Kuvvetli olarak itmek, sıkıştırmak.
DEREDABAN
Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek.
DABANBAĞI
Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).
DİYDABAN
Ayağı uğursuz kimse, düztaban.
KARADABAN
Hayvanların ayak altlarında nalsızlıktan olan bir çeşit yara. Tek tırnaklı hayvanların tırnak arasında ve ağızlarında çıkan bulaşıcı çıban.
DABANDORUYA
Yayan, yürüyerek.
DEVEDABANI
İri, yassı bir çeşit üzüm. Sarı, beyaz renkte büyük kır papatyası. İlkbaharda kırlarda, tarlalarda kendiliğinden yetişen, pembe çiçekli, çiğdeme benzeyen yumru kökleri yenilebilen yabani bir bitki. Kırlarda yetişen ve rozet şeklindeki yaprakları salataya konulan, yenilebilen bir ot. Biçimi deve tabanına benzeyen, yere yayılmış olarak yetişen az dikenli ve turşusu yapılabilen bir ot. Kabak yaprağına benzeyen geniş yaprakları, tüylü ve yapışkan bir ot: Sıcak geçen insanların sırtına devedabanı koymalıdır.
DABANDORU
Yayan, yürüyerek.
DABANNARI
Tabanları anlamında kullanılır: Burası sana yaramaz dabannarı yağla.
DABANSURA
El yıkamada kullanılan leğen.
DABANDARI
Zamanla ortası çukurlaşmış toprak yol.
Bu bölümde tanımı içerisinde DABAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRDABAN
Verimliliği orta olan toprak: Kırdabanın kavunu tatlı olur.
DAZITMAK
Koşmak, seğirtmek: Bu av merakı sende varken daha çok daban dazıtırsın. Kaçmak. Kaçırmak.