Kelimeler arşivinde; içinde "cülü" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cülü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cülü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cülü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, TABİATÜSTÜCÜLÜK
DENEYÜSTÜCÜLÜK, DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, KARİKATÜRCÜLÜK
MİNYATÜRCÜLÜK, RADYATÖRCÜLÜK, DOĞAÜSTÜCÜLÜK, PROTOKOLCÜLÜK, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, YERBÖLÜMCÜLÜK
ASANSÖRCÜLÜK, DÖNÜŞÜMCÜLÜK, GÖRÜNGÜCÜLÜK, GÜLDÜRÜCÜLÜK, GÜRÜLTÜCÜLÜK, KARAGÖZCÜLÜK, KONTROLCÜLÜK, MANİKÜRCÜLÜK, PEDİKÜRCÜLÜK, TRAKTÖRCÜLÜK
DÖRDÜNCÜLÜK, DÜŞÜNÜCÜLÜK, GRAVÜRCÜLÜK, KOSTÜMCÜLÜK, ÖLDÜRÜCÜLÜK, PARFÜMCÜLÜK, PETROLCÜLÜK, PLANÖRCÜLÜK, SANSÜRCÜLÜK, SÖMÜRÜCÜLÜK, YÜRÜTÜCÜLÜK, BOŞSÖZCÜLÜK, DÜZGÜNCÜLÜK, EPİKÜRCÜLÜK, GÖRGÜLCÜLÜK, GUNNÜKCÜLÜK, GÜNDÜZCÜLÜK, KÜRTÜNCÜLÜK
DÖKÜMCÜLÜK, GÖRGÜCÜLÜK, KÖMÜRCÜLÜK, KÖPRÜCÜLÜK, MÜHÜRCÜLÜK, TERÖRCÜLÜK, TÜRKÜCÜLÜK, TÜRÜMCÜLÜK, TÜTÜNCÜLÜK, CEREBCÜLÜK, ÇÖZÜMCÜLÜK, DÜĞÜNCÜLÜK, DÜNÜRCÜLÜK, DÜRÜMCÜLÜK, GÜBÜRCÜLÜK, GÜDÜMCÜLÜK, ÖĞÜTÜCÜLÜK, SÖVGÜCÜLÜK
BÖLÜCÜLÜK, BÜKÜCÜLÜK, BÜYÜCÜLÜK, ÇÖZÜCÜLÜK, GÖRÜCÜLÜK, GÜDÜCÜLÜK, GÜNÜCÜLÜK, ÖVGÜCÜLÜK, ÖYKÜCÜLÜK, SÜRÜCÜLÜK, ÜÇÜNCÜLÜK, ÜLKÜCÜLÜK, ÜZÜMCÜLÜK, YÜZÜCÜLÜK, DİNÜCÜLÜK, DÜĞÜNCÜLÜ, GÖMÜCÜLÜK, GÖRÜNCÜLÜ, GÜZCÜLÜĞÜ, ÖDÜNCÜLÜK, ÖRGÜCÜLÜK, ÖZÜNCÜLÜK, SÖVÜCÜLÜK, TROLCÜLÜK
GOLCÜLÜK, GÖZCÜLÜK, GÜLCÜLÜK, KÖYCÜLÜK, ÖRÜCÜLÜK, ÖTÜCÜLÜK, ÖVÜCÜLÜK, ROLCÜLÜK, SÖZCÜLÜK, TÖZCÜLÜK, ÜTÜCÜLÜK, CÜLCÜLÜK, GÖNCÜLÜK, TÜMCÜLÜK, TÜRCÜLÜK
ÖNCÜLÜK, CÜLÜLÜK, ÇÜNCÜLÜ, GÜNCÜLÜ, KÜCÜLÜK
CÜLÜLÜ, ÖKCÜLÜ, ÖNCÜLÜ
CÜLÜK
CÜLÜ
CÜLÜ
Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Küçük cins köpek.
TABİATÜSTÜCÜLÜK
Doğaüstücülük.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
MİNYATÜRCÜLÜK
Minyatür yapma sanatı.
GÖRÜNGÜCÜLÜK
Gerçek olanın yalnızca görüngüler olduğunu öne süren görüş, olaycılık, fenomenizm.
YERBÖLÜMCÜLÜK
Yerbölümleme işine yardımcı olmayı uğraş edinerek bu yoldan para kazanmakta olan insanların yaptıkları iş.
GÜLDÜRÜCÜLÜK
Güldürücü olma durumu.
DOĞAÜSTÜCÜLÜK
Doğa yasalarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti, tabiatüstücülük, sürnatüralizm. Doğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti. Özdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum.
KARİKATÜRCÜLÜK
Karikatürcünün yaptığı iş, çizerlik, karikatüristlik.
RADYATÖRCÜLÜK
Radyatörcü olma durumu.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK
Düşündürücü olma durumu.
DÖNÜŞÜMCÜLÜK
Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.
ASANSÖRCÜLÜK
Asansörcünün işi.
PROTOKOLCÜLÜK
Protokolcü olma durumu.
SÜRDÜRÜMCÜLÜK
Abone olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde CÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖKMECİLİK
Dökümcülük.
DİREKÇİ
Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse.
KASAPLIK
Kasap olma durumu, etçilik. Kan dökücülük, hunharlık. Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan). Kasabın yaptığı iş, etçilik.
KISKANÇLIK
Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
GÜDÜMCÜ
Güdümcülükten yana olan kimse.
KÖSEMEN
Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.
KOORDİNATÖRLÜK
Eş güdümcülük.
AFSUNCULUK
Büyücülük.
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım.
HUNHARLIK
Kan dökücülük, zalimlik.
DÖNÜŞÜMCÜ
Dönüşümcülük yanlısı, transformist.
KAVARACILIK
Gürültücülük.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.
GELECEKÇİLİK
İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.
GERÇEKÜSTÜCÜ
Gerçeküstücülükten yana olan, sürrealist. Gerçeküstücülükle ilgili olan (görüş, eser vb.), sürrealist.
İDEALİZM
Ülkücülük. Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel adı.
FENOMENİZM
Görüngücülük.
DOĞAÜSTÜCÜ
Doğaüstücülük yanlısı, tabiatüstücü, sürnatüralist.
ÇÖPÇÜLÜK
Çöpçünün yaptığı iş, gübürcülük.