Kelimeler arşivinde; içinde "cephane" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cephane bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cephane ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cephane olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CEPHANECİLİK
CEPHANELİK
CEPHANECİ
CEPHANE
CEPHANE
Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat.
CEPHANECİ
Kara, deniz ve hava birliklerinde cephanelik görevlisi veya sorumlusu olan kimse.
CEPHANELİK
Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer.
CEPHANECİLİK
Cephanecinin yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEPHANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜHİMMAT
Savaş gereçleri. Cephane.
CEBECİ
Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.
CEBERHANE
Cephane bk. ayrıca cephane.
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.
CAPHANA
Cephane.
PARK
Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer. Otopark. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi.
CEPANELİK
Cephanelik.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
MÖHİMAT
Arapça kökenli mühimmât: mühimat; cephane; erzak vb.
TOPARLAK
Top cephanesi taşıyan araba. Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi.
CERANE
Cephane.