İçinde CECİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ceci" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ceci bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ceci ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ceci olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GÜVENCECİLİK, GEPEGENCECİK, İŞKENCECİLİK

11 harfli kelimeler

GÖRECECİLİK

10 harfli kelimeler

İNCECİKLER, YENNİCECİK, HEMENCECİK, İNCECİKTEN

9 harfli kelimeler

İZLENCECİ, GÜVENCECİ, ÖNCECİLİK, İŞKENCECİ, HECECİLİK, GECECİLİK

8 harfli kelimeler

BAHCECİK, YENCECİK, TÜMCECİK, TİNCECİK, MİNCECİK, GENCECİK

7 harfli kelimeler

İNCECİK, CİCECİK, ERCECİK

6 harfli kelimeler

ÖNCECİ, GECECİ, CECİME, HECECİ

5 harfli kelimeler

CECİP, CECİN, CECİM, CECİK

Bazı kelimelerin anlamları

CECİ

Teyze.

BAHCECİK

Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÖNCECİLİK

Bir şeyi başkalarından önce yapma işi, inisiyatif. Önde gelme işi.

İNCECİKTEN

Belli belirsiz bir biçimde.

HECECİLİK

Hececi olma durumu.

GÜVENCECİLİK

Garantörlük.

HEMENCECİK

Çabucak.

İZLENCECİ

Sinemalarda izlenceleri düzenleyen kimse.

YENNİCECİK

Hafif, ağırlığı az olan.

GÖRECECİLİK

Görecelik.

İŞKENCECİLİK

İşkenceci olma durumu.

GEPEGENCECİK

Gencecik.

İŞKENCECİ

İşkence yapan kimse.

GÜVENCECİ

Garantör.

GECECİLİK

Gececi olma durumu.

İNCECİKLER

İzmir ilinde, Bergama ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında CECİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CECİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

İNİSİYATİF

Öncecilik, üstünlük. Karar verme yetkisi. Gerekli kararları almayı bilen kişinin niteliği.

TOZAN

İncecik toz tanesi. Tozu çok olan yer.

CILGA

İnce, dar, taşlı yol, patika. İnce dal. Odun lifleri, kıymık. Küçük pulluk. Engel. Samanın uçmasını önleyen kazıkların her biri. Deste olarak dizilmiş ekin. Hayvanlar için ağaçtan yapılmış nazarlık. Fundalık. İnce dar yol, patika. Biçilmiş, bağlam yapılmamış ekin. Dar yol, patika, az akan su. İnce uzun, incecik. Yamaçlardaki tarlaları sürmek için kullanılan eğik saban. (Tıtgir, Ilıca Erzurum). Altı çift öküzle çekilen iki tekerlekli saban. (Çıldır Kars). Tek döner kulaklı pulluk. (Ispir Erzurum). İşleme (Darıveren Acıpayam Denizli). Biçilmiş ekin yığını. (Kamanlar, Ilıca Güdül Ankara; Yenikent Aksaray Niğde) (cıvga) : (Adalıkuzu Güdül Ankara) (cuğul) : (Minoz Kavak Samsun).

GARANTÖRLÜK

Garantör olma durumu, güvencecilik.

GEPEGENÇ

Gencecik.

GENCECİK

Çok genç, gepegenç, gepegencecik.

İNCEREK

Zayıfa yakın, incecik.

GARANTÖR

Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.

DURKALA

Az kalsın, hemencecik: Durkala attan düşüyordu.

PAMUKLANMAK

Üstü incecik pamuk biçiminde küf bağlamak. Toz pamuk gibi olmak.

HARBICA

Hemencecik, çabucak.

CECİN

Darı samanı: Bunun cecinini mal yemez.

İPİNCE

Çok ince, incecik.

PUL

Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt. Akçeden küçük metal para. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık. Küçük ve ince tabakacıklar. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık.

GEVRECİK

Çok gevrek veya incecik. Çok taze, yumuşacık.

GÖRECELİK

Bağıntılılık öğretisi, özellikle bilginin bağıntılı olduğunu ileri süren her türlü felsefe öğretisi, görececilik, bağıntıcılık, izafiye, rölativizm.

ERKENDEN

Erken olarak, çok erken, ercecik.

HEMENCE

Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Acilen, çabucak. Derhal, hemencecik.

CILGI

İnce, dar, taşlı yol, patika. Deriden yapılmış su tulumu. İnce uzun bez veya tülbent. İncecik bağ. Çakı veya bıçakların ucunda bulunup zincir takmakta kullanılan halka. Kendine sahip olamayıp yerli yersiz konuşan (kimse.). İnce dar yol, patika. Beyaz tüylerden müteşekkil tüy demeti.