Kelimeler arşivinde; içinde "cebir" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cebir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cebir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cebir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CEBİRTLEK
CEBİRSEL
CEBİRLİ
CEBİRE
CEBİR
CEBİR
Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.
CEBİRTLEK
Yassı, yapışık.
CEBİRLİ
Ankara şehri, Evren belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
CEBİRSEL
Cebirle ilgili.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEBİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SANAL
Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî. Negatif bir sayı üzerinde alınan ve ikinci kuvvetten bir kök taşıyan cebirsel anlatım.
CAYLEY
1821-1895. Arthur Cayley, İngiliz cebirci, geometrici ve analizcidir. Yüksek boyutlu geometride ve özellikle cebirsel invaryantlar teorisinde önemli çalışmalar yapmıştır.
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris. İstatistikte, bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi, matris. Gerçek ve karmaşık sayıların dikdörtgen biçiminde tablosu, matris. Dikdörtgen biçiminde yatık, dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi.
TAMKARE
Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade.
ORNATMA
Ornatmak işi, ikame etme. Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan bir atom veya bir kök yerine bir başka atom veya kökün geçmesi. Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi.
AŞIRIYÜZEY
Öklit uzayındaki yüzey kavramının Öklit n-uzayına genellemesi : f, n değişkene bağlı bir çok terimli olduğunda denkleminin çizgesi, n boyutlu uzayda bir cebirsel aşırıyüzeydir.
TERİM
Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.
KOAPTÖR
Cebire.
BİRTERİMLİ
Sayıların ve değişken(ler)in çarpımlarından oluşan cebirsel deyim.
SÜYEK
Cebire.
FİBONACCİ
1170-1250. Leonardo Fibonacci, Pisa'nın Leonardo'su. İtalyan cebircisi, sayılar teorisi uzmanı. Arapların sayı sistemini Avrupa'ya taşıyan adam.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
KUVVET
Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
BEZOUT
1730-1783. Etyen Bezout, Fransız matematikçisi. Asıl çalışma alanı cebirdir. Determinantlar teorisinin oluşturulmasında Cramer'in yanısıra önemli katkılarda bulunmuştur. m ve n basamaktan iki eğrinin en fazla mn sayıda noktada kesişebileceğini göstermiştir.
DETERMİNANT
Birkaç bilinmeyenli birinci dereceden eşitlik sistemlerini çözmede kullanılan yardımcı cebirsel anlatım.
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.
DEĞİŞTİRGEN
Değişkenlerin yanı sıra dursayı gibi görülen, ancak her yeni değeri için işlevi değiştiren cebirsel simge ya da sayı. Bir işlevin uzbilimsel yazımına giren, dileğe bağlı değerler alabilen bir nicelik.
DEĞİŞKEN
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
MATEMATİK
Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.
FORTRAN
Bilimsel ve teknik amaçlarla kullanılan bir bilgisayar programlama dili. "Formula translation" ifadesinden kısaltmadır. Matematiksel ve bilimsel uygulamalara dönük, daha çok cebirsel formüllere, yer yer de İngilizceye benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.