Kelimeler arşivinde; içinde "casus" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde casus bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu casus ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında casus olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CASUS
Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, çaşıt, ajan.
CASUSLUK
Casus olma durumu, çaşıtlık, ajanlık, espiyonaj.
Bu bölümde tanımı içerisinde CASUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACAN
Fransızca kökenli agent: ajan; casus.
ÇAŞITLAMAK
Casusluk yapmak.
MÜDÜ
Ortalığı karıştıran, değer bilmez. Casus. Zarar veren kedi.
ÇAŞITLIK
Çaşıt olma durumu. Casusluk.
AJANLIK
Casusluk.
KEYLOGGER
Bilgisayarda basılan tuşların kaydını tutan program. Keylogger programının kaydettiği bilgiler, keylogger yazılımını bilgisayara kuran casus kişiye bir şekilde iletilecek şekilde tasarlanmıştır. Aslen ingilizce bir kelime olan keylogger, key ve logger kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Key, anahtar veya tuş (buton,düğme) anlamına gelir. Log ise tutulan kayıt anlamında kullanılan bir sözcüktür. Log kelimesine türeyen logger ise, kayıt tutucu anlamında kullanılır. Key ve Logger bir araya geldiğinde, anlaşılacağı üzere, tuşların kaydını tutan program akla gelir.
SANADAKÇI
Casus, çaşıt.
ÇAVŞUT
Casus.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ESPİYONAJ
Casusluk.
GÖZDEYHÇİ
Kendisine gözetlemek işi yaptırılan kimse, bekçi, casus.
ELBİR
Dargın olan iki kişinin arasını bulan. Casus. İki sevgilinin arasını bulan. Bir işi birlikte yapanlar için kullanılır: Bu işte onlar elbirdiler.
CURNALCİ
Fransızca kökenli journal: casus; gizli haber götüren.
ÇUĞUL
Mısır saplarından yapılan yığın. Casus. Söz getirip götüren, dedikoducu. Tahıl demetlerinin saplarından yapılan yığın. Çaşıt, casus. Haberci.
MARTALUZ
Casus.
GÖZDEKÇİ
Kendisine gözetlemek işi yaptırılan kimse, bekçi, casus.
ÇAŞIT
Casus. Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kimse.
GİZCİ
Casus.
CASIT
Casus.
CARSUT
Casus.