Kelimeler arşivinde; içinde "bıta" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bıta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bıta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bıta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RABITASIZLIK
RABITASIZ
RABITALI
BITARAK, LABITAK
RABITA, ZABITA, HABITA
BITA
BITA
Yumurta.
RABITALI
Düzgün, düzenli. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı. Bağlantılı.
BITARAK
Kırlarda yetişen yabani bir otun dışı dikenli tohumu.
HABITA
Haydut.
ZABITA
Belediye hizmetlerinin güvenliğini sağlamakla görevli yönetim. Belediye zabıtası.
RABITA
Bağlayan şey, bağ. İlgi, ilişki. Birbirini tutma, tutarlık. Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü. Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması. İki şeyi birbirine bağlayan ip. Düzen, sıra.
LABITAK
Çabucak.
RABITASIZLIK
Rabıtasız olma durumu.
RABITASIZ
Düzensiz, birbirini tutmaz. Bağlantısız. Birbirine bağlı ya da tutarlı olmadan. Ağırbaşlı olmayan, tutarsız.
Bu bölümde tanımı içerisinde BITA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞEHREMANETİ
Osmanlı Devleti'nde, bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, şehrin temizlik ve güzelliğiyle ilgilenen yerel yönetim. Belediye.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
POLİS
Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu.
YASAKCIBAŞI
Baş muhafız, zabıta amiri.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
RAPATA
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmak için kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu, yastık biçiminde araç. Ekmeği tandırın iç yüzüne yapıştırmakta kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu yastık biçiminde bir araç. Arapça kökenli rabıta: Açılmış hamurun üzerine serilerek tandıra vurulan, yapıştırılan, bir yüzü ağaç örgü, diğer yüzü yastık biçiminde eşya (Erzincan Merkez). Ekmek yapılacak hamuru tandıra yapıştırmada kullanılan yastık biçiminde bir alet. Fırıncıların ekmek yaparken kullandıkları içi saman dolu yastık (Ebilhindi Erzurum).
İLLİYYET
nedensellik. -rabıtası: nedensellik bağı.
BAĞLANTILI
Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.
BÖCEKBAŞI
Osmanlı Devleti'nde zabıta görevlisi.