Kelimeler arşivinde; içinde "bıcıl" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bıcıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bıcıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bıcıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AYAKKABICILIK
BICILANMAK
BICILDAK, BICILGAN, BICILĞAN, BICILKAN
BICILIK
BICIL
BICIL
Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik. Bu kemikle oynanan bir oyun.
BICILDAK
Küçük çocuk. Pişik.
BICILGAN
Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir çeşit at hastalığı. Bukağılık deri yangısı. Hayvanların ayaklarında hasıl olan yara, çatlak.
BICILKAN
Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.
BICILIK
Bir parça, azıcık, biraz.
AYAKKABICILIK
Ayakkabıcının yaptığı iş, pabuççuluk.
BICILANMAK
İyileşmek, toplanmak. Sızlanmak.
BICILĞAN
Birikinti, çöküntü: Küpün dibi bıcılğan bağlamış. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.
Bu bölümde tanımı içerisinde BICIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOVAL
Ayakkabıcıların, ayakkabı altını parlatmak ve kalıbın üstüne deriyi germek için kullandıkları şimşirden yapılmış bir araç. Kalıbın arkasına sokulan ağaç parça. (Yalvaç Isparta).
İŞÇEKMEK
Ayakkabıcılıkta kalıba çekmek. (Senirkent Isparta).
İLGİTIĞI
Ayakkabıcılıkta delik açmada kullanılan ucu eğri demir araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Bursa).
DAGER
Ayakkabıcıların kösele, deri ıslattıkları ağzı geniş kap.
BAŞMAKÇILIK
Başmakçının yaptığı iş, ayakkabıcılık.
ORTAAYAK
Ayakkabıcıların kullandığı kadın ayakkabısı kalıbı. Çizmeye benzeyen bir çeşit ayakkabı.
BASGI
Baskı. Kurutma kâğıdı. Ayakkabıcılıkta kullanılan bir alet.
PABUÇÇULUK
Ayakkabıcılık.
DİŞLİ
Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.
DELGÜÇ
Ayakkabıcıların deriyi delmek için kullandıkları bir araç, zımba. Köylü kadınların giydiği çarşaf, yeldirme.
GERDER
Süt ve benzerleri şeyler koymaya ya da hayvanlara yem vermeye yarayan kova şeklinde tahta kap. Ayakkabıcıların, işlenmek için gön, kösele koydukları tahta kap. Süt süzmeye yarayan ağaç süzgeç.
KESKİÇ
Saç üzerindeki ekmeği çevirmeye yarayan, yassı tahta bir araç. Ayakkabıcıların kullandıkları yassı uçlu bir çeşit bıçak. Dörtgen ya da üçgen şeklinde yapılan tandır ekmeği.
OLAYAK
Ayakkabıcıların kullandığı en büyük ayakkabı kalıbı.
MAKİNATA
Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Aksaray Niğde).
YEDİYAŞAR
Ayakkabıcılıkta kullanılan bir yemeni ölçüsü.
LİMAKİ
Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe.
KIRKALLIK
Ayakkabıcılıkta yirmi numara ayak kalıbı.
KIÇAYAK
Çizmeye benzeyen, ayağa giyilen bir çeşit yemeni. Bir çeşit ayakkabı kalıbı (ayakkabıcılıkta): Yemenilerini kıçayak kesersem senin ayağına eyi gelir.
TIRAŞMERMER
Ayakkabıcıların üzerinde deri kestikleri mermer. (Tavşanlı Kütahya).