İçinde BÜRÜME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bürüme" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bürüme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bürüme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bürüme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

BÜRÜMEDEN

8 harfli kelimeler

BÜRÜMEDİ

7 harfli kelimeler

BÜRÜMEK, BÜRÜMEN

6 harfli kelimeler

BÜRÜME

Bazı kelimelerin anlamları

BÜRÜME

Bürümek işi.

BÜRÜMEK

Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek. Çok, güçlü etkilemek.

BÜRÜMEDEN

Üstünkörü, gelişigüzel.

BÜRÜMEN

İpekten yapılmış elbise.

BÜRÜMEDİ

Baş örtüsü.

  -   -   -  

Anlamında BÜRÜME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BÜRÜME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUTMAK

Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

İSTİLA

Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme. Yayılma, kaplama, sarma, bürüme.

TALAMAK

Kaplamak, bürümek : Evin içini karınca taladı. Ağrıyacak ve kızaracak biçimde sürtünmek, dalamak. Köpek ısırmak. Aşık oyununda aşığın düz yanı üste gelmek. Kaplamak, bürümek, yayılmak. Çalmak. Yağmalamak, yok etmek. Hayvan ısırmak, sokmak. Boğmak, hırpalamak. Yağmalamak. Dalamak, ısırmak, batmak, çizmek. Aramak, didik didik etmek. Yağma etmek.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BÜRÜNMEK

Bürüme işine konu olmak. Herhangi bir görünüşe, kimliğe girmek.

BÜRÜYÜŞ

Bürüme işi.

BÜRÜYEBİLMEK

Bürüme imkânı veya olasılığı bulunmak.