Kelimeler arşivinde; içinde "burda" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde burda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu burda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında burda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YALINYALBURDAK
CUMBURDAMAK, DOMBURDADAN, GUMBURDAMAK, ZOMBURDAMAK
CUMBURDAMA
YALBURDAH, YALBURDAK, ZAMBURDAK
BURDAKI
BURDAN
BURDA
BURDA
Burada (bk. borda, burda). Burada.
DOMBURDADAN
Yellenen kişi.
YALBURDAK
Yalınayak.
ZOMBURDAMAK
Çok titremek. Titremek, dişler birbirine çarpmak.
BURDAN
Buradan. Bu yerden.
CUMBURDAMAK
"Cumburtu" sesi çıkarmak.
ZAMBURDAK
Sikkeli altından kadın takısı.
CUMBURDAMA
Cumburdamak durumu.
BURDAKI
Buradaki.
GUMBURDAMAK
Cimrilik etmek.
YALINYALBURDAK
Gelişigüzel. Olup olacağı.
YALBURDAH
Çıplak, yarı çıplak, don gömlek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BURDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇET
İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
ELEMÜK
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
GALINTI
Öğütülmüş bulgurun kalburdan geçmesiyle kalan kepek ve bulgur parçaları. Evlenmemiş kız.
ÇEŞT
Bayram yemeği. İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Suçlu bir insanı uyarmak için söylenir: Çeşt bre serseri.
ELENTİ
Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.
KALBURLATMAK
Kalburdan geçirtmek.
KALBURLAMAK
Kalburdan geçirmek.
KALBURLANMAK
Kalburdan geçirilmek.
DAŞİRİLMEK
Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.
BA
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.
ÇİNEBAŞI
İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ELENİK
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
DERİNTÜ
Surdan burdan toplanmış (eşya, şey, insan).
BELLEŞ
Tanıdık, bildik: Burdakilerin hepsi belleş.
DİBLİK
Dere kenarındaki bahçe, tarla. Kalburdan geçen tahılın döküntüsü. Yün ve pamuğun kırıntısı. Hayvanları bağlamaya yarayan zincir.
KALBURCU
Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.
ELENTÜ
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
DURUGO
Bekleye dur anlamında kullanılır: Ben geliyorum, sen burda durugo.